Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/17648 E. 2026/2767 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/17648
- Karar No
- 2026/2767
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/989 E., 2020/275 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Yozgat 1. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/405 E., 2018/23 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM :TCK’nın 314/2; 3713 sayılı Kanun’un 5/1; TCK’nın 53, 58/9 ve 63.maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyetkararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. UYAP sisteminden yapılan sorgulama sonucunda, sanık hakkında Yozgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2025/22 esas sayılı dosyası kapsamında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan kovuşturma dosyasının bulunduğunun ve yargılamasının devam ettiğinin tespit edilmesi ve dosyadaki tanığın işbu dosyaya konu eylemlerle ilgili de beyanda bulunması karşısında; silahlı terör örgütüne üye olma suçunun temadi eden suçlardan olduğu ve temadinin yakalanma ile kesildiği de nazara alındığında; anılan dava dosyasının celbedilerek incelenmesi, mükerrer uygulamaların önüne geçilmesi ve delillerin birlikte değerlendirilmesini teminen suç, iddianame ve yakalanma tarihleri de göz önünde bulundurularak olaylar arasında hukuki veya fiili kesinti bulunup bulunmadığının tespiti bakımından dosyaların mümkünse birleştirilmesi, karara çıkmış olması halinde ise anılan dosyanın onaylı birer suretinin işbu dosya içine denetime elverişli olacak biçimde dercedilmesi ile tüm delillerin birlikte değerlendirilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
2. Temyiz kanun yolu aşamasında dosyaya gelen, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 20.10.2021 tarihli yazısı ekindeki başka dosya şüphelisi ... S.'nin sanık hakkındaki beyan ve teşhisinin ve Yozgat Cumhuriyet Başsavcılığının 11.03.2021 tarihli yazısı ekindeki Veri İnceleme Raporunun, 5271 sayılı Kanun’un 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunması, gerektiğinde ... S.'nin ve raporda yer alan mahrem sorumluların tanık sıfatıyla doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı Kanun’un 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenilmesi lüzumu,
3. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadale bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır.
TCK'nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 E., 2015/1292 K. 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.)
TCK'nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3'ten 3/4'e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.
Sanık müdafiinin 17.05.2022 tarihli, sanığın ise 06.12.2021 tarihli dilekçeleri itibarıyla, sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini belirtmesi ve dilekçe içeriğinde de kendisinin örgütsel faaliyetlerine ve yargılama aşamasında bildirmediği birtakım örgüt mensuplarına ilişkin bilgiler vermesi karşısında, hükmün kesinleşmesine kadar etkin pişmanlıkta bulunma imkanı da gözetilerek öncelikle sanığın duruşmada hazır edilerek ayrıntılı bir şekilde beyanlarının alınması, gerekirse kollukta teşhis işlemi de yaptırılması suretiyle vermiş olduğu bilgilerin, sanığın örgüt içerisindeki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumuna uygun doğruluk ve faydalılık durumunun ilgili birimlerden sorulması ile sonucuna göre sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 221. maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılarak bir karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
4. Kabul ve uygulamaya göre de; a. Takdiri indirim nedeni olarak; failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failinin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususların göz önünde bulundurulması gerektiği gözetilmeden adli sicil kaydı bulunmayan ve dosyaya yansıyan olumsuz bir davranışı tespit edilemeyen sanık hakkında yerinde olmayan gerekçe ile TCK’nın 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
b. Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin birinci fıkrasındaki bazı düzenlemelerin iptal edilmiş olması nedeniyle bu karar doğrultusunda hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
c. Sanığın örgütle iltisaklı kurumda öğrenim görmesinin örgütsel faaliyet olarak kabul edilemeyeceğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz talepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi uyarınca Yozgat 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.