Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/17333 E. 2023/924 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/17333
Karar No
2023/924
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2145 E., 2020/867 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 nci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.07.2019 tarihli ve 2019/160 Esas, 2019/495 sayılı Kararı ile Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 04.06.2020 tarihli ve 2019/2145 Esas, 2020/867 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 15.02.2022 tarihli, hükmün bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi sanığın telefonuna sabit telefonlardan ardışık arama yapıldığı, Kakaotalk programını kullandığı, hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü kapsamında adli işlem yapılan şahıslar ile iletişimine yönelik tespitin bulunduğu, bu şekilde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ve sanık hakkında verilen kararın bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.07.2019 tarihli ve 2019/160 Esas, 2019/495 sayılı Kararı ile 1995 doğumlu olan ve halen Tıp Fakültesi öğrencisi olan sanığın örgüt tarafından askeri okullara yönlendirildiği ve bu süreçte örgüte ait evlerde kaldığına dair herhangi bir beyan bulunmadığı, sanık ile ardışık olarak aranan ve tanık olarak beyanına başvurulan S.A.'ın beyanlarının, sanığın askeri okulda iken tanıştıklarına dair beyanı ile uyumlu olduğu, sanığın HTS/ardışık arama kayıtlarından da anlaşılacağı üzere sabit hattan sadece bir kez aranmış olmasının sanığın FETÖ/PDY örgütü ile bağını ispata yeterli olamayacağı ve Yargıtay'ın aradığı anlamda süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem olarak nitelendirilemeyeceği, söz konusu tespitin, sanık hakkında örgütsel anlamda ciddi sayılabilecek yan delillerin olması halinde aleyhe delil olarak dikkate alınabileceği, sanığın üzerine atılı bulunan suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği ve yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçeleri ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 04.06.2020 tarihli ve 2019/2145 Esas, 2020/867 sayılı Kararı ile sanık yönünden düzenlenen HTS ve ardışık arama tutanağında, sabit hattan 07.11.2014 tarihinde, Gülhane Askeri Tıp Akademisi öğrencisi olan sanığın kullandığı GSM hattının saat 17:10'da 11 saniye arandığı, saat 17:12;15, 17:12;36, 17:12;59'da Gülhane Askeri Tıp Akademisi öğrencisi ve sanığın devresi olan S.A.'ın GSM hattının da arandığının belirtildiği, sanıkla birlikte aranan S.A. aşamalarda, lisedeyken örgütle tanıştığını, GATA'ya giderken Alper isimli örgüt mensubuyla buluştuklarını, sanığın GATA'da devresi olduğunu, ardışık aramada görünen aramanın kimin tarafından yapıldığını ve görüşme içeriğini hatırlamadığını, sanığın örgütle bir bağlantısı olup olmadığını bilmediğini beyan ettiği, sanığın ardışık şekilde ankesörlü telefondan arandığı, ancak periyodik aramanın olmadığı, bu şekliyle sadece bir aramanın tespit edilebildiği, diğer delillerin de sanığın örgüt üyesi olduğu yönünde yeterli olmadığı, ilk derece mahkemesince sanık hakkında verilen beraat kararının dosya kapsamındaki delillerle uyumlu olduğu, ilk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı gerekçeleriyle Cumhuriyet savcısının istinaf isteminin yerinde görülmediği belirtilerek 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Oluş, iddia, mahkeme kabulü, Cumhuriyet savcısının temyizi ve tüm dosya kapsamına göre; Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 06.11.2019 Tarih ve 2019/1582 Esas, 2019/6838 sayılı Kararında açıklandığı üzere; bir asker şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olduğunun kabul edildiği dikkate alınarak sanığın görev yaptığı yere yazı yazılmak suretiyle, görev yaptığı yer itibariyle haklarında ankesör veya sabit hatlardan periyodik ya da ardışık aramalarının olduğuna yönelik herhangi bir kayıt, soruşturma veya kovuşturmanın olup olmadığının saptanması ve varsa buna ilişkin bilgi ve belgelerin getirtildikten sonra bu hususta da bilirkişi raporu düzenlenmesi, yine sanık ile birlikte ardışık arandığı tespit edilen şahısların saptanması halinde bu şahıslarla ilgili herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığı belirlendikten sonra şahısların tüm aşama ifadelerinin getirtilmesi ve beyanda bulunan şahısların mahkeme huzurunda beyanlarının alınması, UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanık hakkında başkaca bir beyan yahut delil bulunup bulunmadığının da araştırılması, elde edilecek tüm bu delillerin ve CMK’nın 217 inci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulması, beyanda bulunan şahısların mahkeme huzurunda beyanlarının alınması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Cumhuriyet Savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 04.06.2020 tarihli ve 2019/2145 Esas, 2020/867 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinini ikinci fıkrası uyarınca Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay İlamının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.03.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/17333, K. 2023/924, T. 02.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-17333-e-2023-924-k-df40430abec6