Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/12489 E. 2023/2213 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/12489
Karar No
2023/2213
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.03.2019 tarihli ve 2016/487 Esas, 2019/286 sayılı Kararı ile sanık hakkında Devletin birligini ve ülke bütünlüğü bozma suçundan TCK'nın 302/1, 3713 sayılı Kanun'un 3-5/1, TCK'nın 62, 53/1-2-3, 58/9, 63 maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir. 2. ... Ağır Ceza Mahkemesi kararının sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 08.05.2019 tarihli ve 2017/907 Esas, 2019/1088 sayılı Kararı ile özetle; sanık hakkında TCK'nın 302/1 maddesini ihlal ettiği iddiasıyla iddianame tanzim edilerek kamu davasının açılması, açılan davanın bu dosya ile birleştirilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulması, kanuna aykırı ve istinaf eden sanık müdafinin itirazı bu itibarla yerinde görüldüğünden CMK'nın 289 ve 280/1-d maddeleri uyarınca sair yönleri incelenmeyen hükmün bozulmasına, karar verilmiştir. 3. ... Ağır Ceza Mahkemesinin bozmaya uyarak vermiş olduğu, 05.11.2021 tarihli ve 2019/431 Esas, 2021/270 sayılı Kararı ile sanık hakkında Devletin birligini ve ülke bütünlüğü bozma suçundan TCK'nın 302/1, 3713 sayılı Kanun'un 3-5/1, TCK'nın 62, 53/1-2-3, 58/9, 63 maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir. 4. ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 27.01.2022 tarihli ve 2021/916 Esas, 2022/121 sayılı Kararıyla sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 07.03.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; -Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğuna, -Tanıklara teşhis işleminin usulüne uygun yaptırılmadığına, -Kovuşturma aşamasında beyanlarından dönen tanık beyanlarının hükme esas alınamayacağına, -Diğer tanık beyanlarının TCK'nın 302 nic maddesi kapsamında olmadığına, -Usul ve kanuna aykırı mahkumiyet kararı verildiğine, -Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü PKK/KCK silahlı terör örgütüne üye olduğu iddiasıyla Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığınca ve Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma iddiasıyla Van Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianameler kapsamında mahkemece yapılan yargılama sonunda özetle; sanığın Yüksekova İlçesinde bulunan hendek ve barikat noktalarında kaleşnikof marka silah ile nöbet tuttuğu, güvenlik güçlerine karşı aktif eylemlere katıldığı kanaatine varıldığı anlaşılmakla sanık hakkında sanığın güvenlik güçlerinin ve halkın giriş çıkışını engellemek amacıyla hendek ve barikatların başında silahlı nöbet tutma, güvenlik güçlerine karşı gerçekleştirilen silahlı çatışmalara bizzat katılma şeklindeki eylemlerinin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ile ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu (Yargıtay 16.Ceza Dairesinin 12.12.2017 tarih 2017/2661 Esas, 2017/5557 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere) bu bağlamda sanığın üzerine atılı suçun vasfının değişerek sübut bulan eyleminin ''Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak'' suçunu oluşturduğu anlaşılmakla cezalandırılmasına dair hüküm tesis edilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda; Hakkari ili Yüksekova ilçesinde 2015 yılında sokağa çıkma yasağı içerisinde hendek ve barikat noktalarında kaleşnikof marka silah ile nöbet tuttuğu, örgüt içerisinde Tolhildan (K) kod adını kullandığı, sokak olaylarını ve eylemleri organize eden serhildan komitesine üyesi olduğu, PKK/KCK terör örgütü içerisinde bir ay süre ile silah ve ideolojik eğitim aldığı, hendek ve barikatların kapatılması çalışması sırasında yapılan aramada ele geçirilen silahların yanında bulunan not defterinde parmak izi olduğu, bu not defterine yazı yazdığının anlaşıldığı somut olayda; yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığın üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün Devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını Devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vahamet arz eden olayı gerçekleştirdiği, sübutu kabul olunan eyleminin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ve ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edildiği, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılındığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle...Ağır Ceza Mahkemesinin bozmaya uyarak vermiş olduğu, 05.11.2021 tarihli ve 2019/431 Esas, 2021/270 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca .... Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.04.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/12489, K. 2023/2213, T. 13.04.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-12489-e-2023-2213-k-c8f94a2c1570