Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/11579 E. 2025/8366 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/11579
Karar No
2025/8366
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1851 E., 2020/303 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/106 E., 2018/397 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : 5237 sayılı TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, 5237 sayılı TCK’nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. İstinaf ve temyiz kanun yolu aşamalarında dosya içerisine geldiği anlaşılan, başka dosya şüphelileri ....ve .... isimli şahısların ifade ve teşhis tutanaklarının 5271 sayılı CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak diyecekleri sorulup; ....ve .... isimli şahısların bizzat duruşmada tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra yargılamaya devamla bir hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmesi lüzumu, 2. Sanık ile ilgili UYAP’ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılarak silahlı terör örgütü FETÖ/PDY’nin kamuoyunca da bilinen operasyonel eylemlerinden sonra örgütsel herhangi bir faaliyetinin olup olmadığının tespit edilebilmesi açısından, sanık hakkında herhangi bir şüpheli beyanı bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa aşama beyanları dosyaya getirtilip tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 3. Kabul ve uygulamaya göre de; a) Anayasa'nın 138/1. maddesi hükmü, 5237 sayılı TCK’nın 61/1. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun’un 3/1. maddesi uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak nazara alınamayacağı da gözetilmeden, 5237 sayılı TCK’nın 61/3. maddesine aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması, b) Sanığın aşamalardaki savunmalarının aksine örgüt liderinin talimatı doğrultusunda örgütle iltisaklı bankaya para yatırdığına ve bankacılık işlemleri yaptığına dair kesin ve inandırıcı delilin bulunmaması karşısında, mevcut şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/11579, K. 2025/8366, T. 18.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-11579-e-2025-8366-k-769f4c5aa063