Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/10506 E. 2025/6569 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Yardım Etme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/10506
Karar No
2025/6569
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Yardım Etme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/769 E., 2020/542 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/428 E., 2019/12 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne yardım etme HÜKÜM : TCK'nın 314/3. ve 220/7. maddeleri delaletiyle 314/2, 220/7-son cümle, TMK'nın 5/1, TCK'nın 53. maddeleri uyarınca kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü: Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği REDDİNE, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1- Hükümden sonra dosyaya gelen İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 28/12/2022 tarihli ve 2022/183175 soruşturma, 2022/89468 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararına göre; Ufuk Sağlık Hizmetleri Sendikası adına kayıtlı 0531 105 03 58 numaralı hat üzerinden ByLock kullanıldığı tespiti üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturmada; 24/05/2022 tarihli HTS analiz raporuna göre; bahse konu hattın gerçek kullanıcısının sanık olduğunun değerlendirildiğinin anlaşılması karşısında; Sanığın ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, öncelikle 0531 105 03 58 numaralı hattın gerçek kullanıcısının sanık olup olmadığının tespiti bakımından alanında uzman bilirkişiden rapor aldırılması, yine ilgili birimlerden ByLock tespitine ilişkin belgelerin ve ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun getirtilmesi ile; ekleyen, eklenen ve aynı grupta yer alan kişilerin, sanık ile irtibatlı olup olmadığı, bu kişiler hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin tanık olarak ifadelerine başvurulduktan sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması, 2- Kabul ve uygulamaya göre de; Sanığın bu haliyle dosya kapsamına yansıyan eylemlerinin sempati düzeyinde kaldığı anlaşılmakla; üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü kuşkudan uzak mahkûmiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine hükmedilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün belirtilen sebeplerden dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, hüküm ile ilgili olarak aleyhe temyiz bulunmadığı da gözetilerek CMK'nın 307/4 üncü maddesi uyarınca ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/10506, K. 2025/6569, T. 03.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-10506-e-2025-6569-k-81a29cbd1e9f