Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/10257 E. 2025/23488 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/10257
- Karar No
- 2025/23488
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/841 E., 2020/405 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 7. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/175 E., 2018/545 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜMLER : 1. Sanık ... hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi 2. Sanık ... hakkında TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi savcısı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatları, başvurularının süreleri, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemi yönünden yapılan incelemede; Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığına dair gerekçelerin karar yerinde dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli biçimde gösterildiği anlaşılmakla; Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz isteminde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz talebinin esastan reddiyle hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA, 2. Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemi yönünden yapılan incelemede; a. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte; savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın; savunmasının denetlenmesi, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından; hükümden sonra dosyaya gönderilen ihbar evrakı ekinde sanığın ... ID, ... ID, ... ID ve ... ID numaralı ByLock kullanıcısı olduğunun bildirilmesi karşısında, sanığın kullandığı değerlendirilen ByLock tespit ve değerlendirme tutanaklarında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa sanık ile ilgili aşama beyanlarının dosyaya arasına alınarak bu şahısların tanık olarak dinlenmeleri ve yine bu şahsılarla sanığın irtibatlı olup olmadığının tespit edilmesine yönelik olarak sanığın HTS ve baz kayıtlarının getirtilerek bu hususta bilirkişi raporu da alınması; b. Hükümden sonra dosyaya gönderilen ihbar evraklarında ... ve ..'ün sanığın örgütsel faaliyetlerine ilişkin beyanda bulunduklarının anlaşılması karşısında bu kişilerin tanıklar olarak dinlenmesi ile birlikte UYAP güncellenen örgütlü suçlar bilgi bankasından, sanığın örgütsel faaliyet ve konumuna ilişkin beyan olup olmadığı araştırılarak tespiti halinde beyan sahiplerinin de tanık olarak dinlenmesinden sonra tüm deliller bir arada değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik araştırma sonucu yetersiz delillere dayanarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı; sanık ... müdafiinin temyiz talebi bu itibarlarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304/2-a maddesi uyarınca Mersin 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.