Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/4429 E. 2025/25905 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/4429
- Karar No
- 2025/25905
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/337 E., 2020/360 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : 5237 sayılı TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9. maddeleri uyarınca mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 25.04.2019 tarihli ve 2018/7290 E. - 2019/2977 K. sayılı bozma ilamı üzerine yapılan yargılama neticesinde, ilk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü: Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında; ByLock iletişim sisteminin ../.. silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olabileceğinin kabul edildiği gözetilerek: ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığına dair delilin atılı suçun sübutu bakımından belirleyici nitelikte olabileceği gözetilerek, temyiz aşamasında gönderildiği anlaşılan 23.06.2023 tarihli “HTS Analiz Raporu”nda (13. sayfasında) ..........**71 numaralı, “... R.” adına kayıtlı hattı sanığın kullandığı tespitinin dikkate alınması suretiyle, ilgili birimlerden ByLock tespitine ilişkin belgeler ile ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun yeniden istenilmesi; bu raporda ekleyen, eklenen veya aynı grupta yer aldığı anlaşılan şahıslar ile sanığın hazırlık aşamasında adı geçen “........ ............” isimli kişilerin sanıkla irtibat durumunun araştırılması, bunlar hakkında örgüt üyeliği nedeniyle yürütülmüş bir ceza soruşturması bulunup bulunmadığının tespiti, soruşturma mevcut ise aşamalardaki ifade örneklerinin getirtilerek incelenmesi, hakkında beyanda bulunduğu gerekçesiyle temyiz aşamasında gönderildiği anlaşılan ".... A." ifade tutanakları ile UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankası üzerinden de sanıkla ilgili beyan bulunup bulunmadığının sorgulanması; bulunması halinde onaylı suretlerinin temin edilip tüm bilgi ve belgelerin 5271 sayılı Kanun’un 217. maddesi gereğince duruşmada okunup tartışılması ve ilgililerin usulüne uygun şekilde tanık sıfatıyla dinlenmelerinden sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması; ayrıca, mahkûmiyete esas alınan ve suçun sübutu, vasfının tayini ile cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici nitelikteki tanık beyanının, doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddeleri gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun’un 181/1. maddesinde öngörülen usule uygun olarak istinabe yoluyla dinlenip, AİHS’in 6/3-d ve Anayasa’nın 36. maddeleri ile güvence altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden, ifade metinlerinin okunmasıyla yetinilerek CMK’nın 181/1 ve 210. maddelerine muhalefet edilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/2 maddesi uyarınca Şanlıurfa 6. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.