Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/2929 E. 2023/1993 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2021/2929
Karar No
2023/1993
Karar Tarihi

Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.08.2017 tarihli ve 2017/10 Esas, 2017/239 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 inci, 53 üncü, 63 üncü maddesi gereğince sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. 2.... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 22.12.2017 tarihli ve 2017/2055 Esas, 2017/2329 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3..... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi kararının temyizi üzerine Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 26.11.2018 tarihli ve 2018/1761 Esas, 2018/4529 sayılı Kararı ile özetle; somut olayda dinlenen tanık beyanlarının içerik ve ait oldukları dönem de nazara alınarak, sanık hakkında yürütülen idari soruşturma dosyasında sanık hakkında beyanları tespit edilen F.T., İ.A., V.Ç., N.K., N.Y. ve A.G.’ın da usulüne uygun olarak çağrılıp dinlenmek suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması ile 5237 sayılı Kanun'un 58/9 uncu maddesi gereğince örgüt üyesi olduğu kabul edilen sanık hakkında cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 4....Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 13.02.2020 tarihli ve 2019/14 Esas, 2020/213 sayılı Kararı ile sanık hakkında, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 314 üncü maddesinin 2 nci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci, 53 üncü, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. 5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 19.06.2020 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz istemleri özetle; 1. Sanığın örgütle cezaya gerekçe gösterilen hususlara dair somut, sürekli, ceza vermeye yeterli ölçüde etkin ve yoğun nitelikte bir ilişki/faaliyet içinde bulunmadığının açık olduğuna, 2.Yargıtay'ın sanık bakımından daha önce verdiği bozma kararına istinaden dinlenilmesi gereken tüm tanıkların dinlenilmediğine, 3.Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, 4.Lehe tanık beyanlarının hükme esas alınmadığına, 5. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Sanık savunması, yazı cevapları, inceleme raporları, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında her ne kadar sanık atılı suçlamaları kabul etmemiş ise de, imam hatip olarak görev yapan sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü faaliyetleri çerçevesinde yoğun olarak faaliyet gösterdiği, örgüte müzahir Şahin Tarihi Kültürel ve Manevi Değerleri Koruma Derneği'nin kurucu üyeleri arasında yer aldığı, örgütün finansman kaynağı olan Bankasya ile çalışmayı tercih ettiği, ele geçen dijital materyallerin incelenmesinde örgüt liderine ait kitapların ve yayınların yakılmasına ilişkin görüntülerin tespit edildiği, örgüte ait Zaman gazetesi ve Sızıntı dergisine aboneliğinin bulunduğu, zekat-kurban gibi yardım topladığı, örgüt lideri ve örgüt faaliyetleri ile ilgili övücü konuşmalar yaptığı, başkalarını da örgüt toplantılarına davet ederek örgüte sempatizan ve üye kazandırmaya çalıştığı, anılan eylemlerin sanığın terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk arz ettiği ve bu şekilde FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sübut bulduğu anlaşılmakla sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre; örgüte müzahir Zaman gazetesine abone olmanın müsnet suç yönünden delil ya da örgütsel faaliyet olarak kabul edilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede; Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; a.FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir dernekte yönetim kurulu yedek üyesi olan ve örgütsel sohbetlere örgütün operasyonel eylemlerinin ortaya çıkmasından öncesinde katılmakla sınırlı olan, hakkında anılan operasyonel eylemlerden önce örgütle bağını kopardığına ilişkin tanık beyanları bulunan sanığın eyleminin, örgüt hiyerarşisine dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk içermemesi karşısında; sanığın örgütün görünen yüzü ortaya çıktıktan sonra da örgütle bağlantısını devam ettirip ettirmediğinin şüpheye yol açmayacak şekilde belirlenmesi bakımından öncelikle; UYAP veri havuzundan araştırma yapılarak hakkında herhangi bir itirafçı beyanı olup olmadığının tespiti ile bulunması halinde ifadelerin getirtilmesi, gerekirse bu şahısların da tanık olarak beyanları alınarak CMK’nın 217 inci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyeceklerinin sorulması gerektiğinin gözetilmemesi, b.BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanun'un 107 inci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası AŞ'de gerçekleştirilen mutad hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği nazara alınarak, sanığın Bank ... kayıtlarının tamamının ilgili kurumdan istenerek, örgüt liderinin talimatı doğtultusunda bankacılık işlemi yapıp yapmadığının kuşkuya yer bırakmıyacak biçimde açıkça bilirkişi raporu ile birlikte belirlenmesi halinde eylemlerinin; terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte yardım etmek suçunu oluşturabileceği de değerlendirilip hukuki durumlarının buna göre takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ve yetersiz belgelere dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi; 13.02.2020 ... ve 2019/14 Esas. 2020/213 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.04.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/2929, K. 2023/1993, T. 06.04.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2021-2929-e-2023-1993-k-61868d80eb10