Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/2647 E. 2023/2723 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/2647
- Karar No
- 2023/2723
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesinin, 26/11/2018 tarihli ve 2018/228 Esas, 2018/364 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314/2, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5/1 ve 5237 sayılı Kanun'un 62 ncı, 53 üncü 58/9 uncu, 63 üncü maddeleri uyarınca 8 yıl 1 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 07.08.2019 tarihli ve 2018/2439 Esas 2019/954 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılan sanık hakkındaki yargılamanın müdafi hazır olmadan yapılması ve yazılı şekilde mahkumiyetine hükmolunması, kanuna aykırı bulunarak CMK'nın 289/1-e ve 280/1-d maddeleri uyarınca hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3. Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.05.2019 tarihli ve 2019/177 Esas, 2019/379 sayılı Kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılamada sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314/2 nci 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5/1 inci ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci, 53 üncü, 58/9 uncu, 63 üncü maddeleri uyarınca 8 yıl 1 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 4.Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 13.03.2020 tarihli ve 2019/1945 Esas, 2020/503 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 5.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 16.03.2020 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; 1.Hükme esas alınan tanık beyanlarının gerçeği yansıtmadığı, tanıklara kolluk safhasında baskı uygulandığı ve ifadelerde yönlendirmeler yapıldığı, talimatla ifadeleri alınan huzurda dinlenmeyen tanık anlatımlarının müvekkil aleyhine delil olarak değerlendirilememesi gerektiği, 2. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığı, 3. Lehe olan hususların gözetilmediği ve sair sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın 2014 yılında Gümüşhane Üniversitesi İlahiyat Fakültesini kazanması ile Gümüşhane İline geldiği, kalacak yer aramak amacıyla örgüte ait Ahmet Ziyaüddin Gümüşhanevi yurduna gittiği, burada yapılan görüşme sonucu sanığın kalma koşullarını kabul ettiği örgüte ait ışık evlerine yerleştirildiği, sanığın örgüt ile bu şekilde tanıştığı, kalmış olduğu ışık evinde haftalık ve aylık düzenli olarak örgütsel sohbet toplantılarının yapıldığı, bu toplantılarda sohbeti ev ablası olan E.N ve BTM sorumlusu olan K.T. isimli şahısların yaptığı, toplantılarda örgüt liderinin emir ve talimatlarını içerir videolar izleyip kitaplar okudukları, sanığın kalmış olduğu evde BTM sorumlusu K.T.nin de kalması nedeniyle BTM'lerin katıldığı sohbet toplantılarının da bu evde yapıldığı, bu sohbetin bölge ablası Ayfer isimli şahsın önderliğinde yapıldığı, sanığın örgüt içi kaynaşma ve dayanışmayı artırmak amacıyla dönem sonlarında yapılan kamplara da katıldığı, 2014-2015 öğretim yılında sanığın başka bir ışık evine geçtiği, yine bu evde yapılan sohbet toplantılarına da iştirak ederek örgüt liderinin emir ve talimatları çerçevesinde hareket ettikleri, sanığın bu dönem kalmış olduğu evde ev ablası olmadığı için bölge ablası Ayfer isimli şahsın talebi doğrultusunda ev ablalığı yapmaya başladığı, bu görevi kapsamında kalmış olduğu evin maddi işlerini yürüttüğü ve örgütsel manada sohbet toplantıları düzenlediği, bu süreçte BTM sorumlusu olan Semra isimli şahıstan talimat aldığı ve sorumluluğunda bulunan ev ile ilgili bilgileri ona ilettiği, o dönemin sonunda düzenli olarak yapılan kampın sanığın kalmış olduğu evde yapıldığı ve kamp sorumlusunun da sanık olduğu, bu kapsamda BTM sorumlusu Semra ve bölge ablası Ayfer isimli şahısların talimatları doğrultusunda hareket ettiği, tüm bu hususların sanık ve tanık beyanlarınca doğrulandığı, ayrıca her ne kadar sanık tarafından ilk ifadesinde beyan edilmemiş ise de tanıklar E.G , N.T, S.T ve E.Ö isimli şahıslar tarafından ifade edildiği üzere sanığın örgüt içerisinde bir süre BTM sorumlusu olarak da görev aldığının kabulü, Sanığın 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra 2016-2017 eğitim öğretim yılında KYK yurtlarına başvurarak örgüte ait ışık evlerine gitmediği, yeni eğitim yılında Gümüşhane İline geldikten bir ay sonra sanığı Gümüşhane İlinde 2018 yılında gaybubet evi açmaya çalışırken yakalanan ve tutuklu yargılanan sanık F.B nin aradığı ve sanığa evde kalmayı teklif etmesi üzerine sanığın bu teklifi kabul ettiği, bunun üzerine sanığın ev aramaya başladığı ve F.B.u 'nin kendisine verdiği para ile bir ev tuttuğu, Ayça kod adlı N.B.nin kendisini +1 ile başlayan numaralar ile whatsapp uygulaması üzerinden aradıkları, bu kapsamda sanıktan elde edilen materyaller üzerinde yapılan inceleme sonucu Trabzon Siber Suçlar Daire Başkanlığınca düzenlenen raporda da sanığın whatsapp uygulaması üzerinden +1 ile başlayan numaralar ile görüşmeler yaptığının tespit edildiği, örgütün bu şekilde gizliliğe riayet ederek örgütsel talimatlar verdiği, sanığın telefonunun eski olması dolayısıyla texnow isimli sanal numara oluşturarak numara değiştirme uygulamasını kullanamadığından F.B isimli şahsın kendisine bir telefon getirerek bu telefon üzerinden haberleşmelerini istediği, F.B. ye bağlı olarak Ayça kod adlı N.B. nin evde kalan öğrencilerle, sanığın ise yurtta kalan öğrencilerle ilgilendikleri, sanığın Gülrana isimli şahısla görüşmesinin de bu talimat kapsamında olduğu, sanığın hem hain darbe teşebbüsünden önce 2014-2016 yılları arasında örgüt içerisinde aktif rol alarak hiyerarşik yapıya dahil olduğu, hem de hain darbe teşebbüsünden 2018 yılına kadar hiçbir pişmanlık yaşamadan örgüt ile bağlantısını koparmayarak örgütün yeni oluşuma gitmesine yardım ettiği ve eylemlerine müdahil olduğu sonucuna varılarak sübut ve mahkememizce oluş bu şekilde kabul edilmiştir. Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan eylemine uyan TCK'nın 314/2 nic maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, suç konusunun önem ve değeri, sanığın darbe teşebbüsünden sonra örgütün yeniden oluşum sürecine katkıda bulunması ve örgütü koruma amacıyla hareket etmesi göz önüne alınarak takdiren alt hadden uzaklaşılarak hüküm kurulmuş sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile organik bağ içine girip, örgüte ait süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerde bulunmak suretiyle örgütün hiyerarşik yapısına dahil olarak silahlı terör örgütü üyeliği suçunu işlediği sabit görülmüş ve hüküm kurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının TCK'nın 53 üncü maddesinin uygulanması yönünden infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, darbe teşebbüsünden sonra örgütün yeniden oluşum sürecine katkıda bulunan sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 13.03.2020 tarihli ve 2019/1945 Esas, 2020/503 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.04.2023 tarihinde karar verildi. ... ... ... ... ...