Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/19217 E. 2025/5251 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2021/19217
Karar No
2025/5251
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/389 E. - 2019/393 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Rize Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/32 E. - 2018/176 K SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : Sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükümlerinin, 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi gereğince kaldırılarak; 5237 sayılı TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5/1, TCK'nın 62/1, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyetlerine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle, temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü: Sanıklar müdafiinin yüzüne karşı 27.03.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde tefhim edilen karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen kanunî süre içerisinde 28.03.2019 tarihli, temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu; ancak gerekçeli kararın tebliğine dair mazbata ve kararın hüküm fıkrasında 5271 sayılı Kanunu’nun 295/1 inci maddesinde yazılı yedi gün içinde temyiz sebebi gösterilme zorunluluğuna ilişkin hususları havi ihtaratın bulunmaması karşısında, sonradan verilen gerekçeli temyiz dilekçesinin süresinde olduğu kabul edilmekle; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede: Sanık ... Betül Okutan yönünden: Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas, 2017/970 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olabileceğinin kabul edildiği gözetilerek: ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığına dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olabileceği karşısında, ilgili birimlerden ByLock tespitine ilişkin belgelerin ve ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun yeniden istenilerek, sanık hakkında beyanda bulundukları gerekçesiyle hükümden sonra gönderildiği anlaşılan "... ve ... ... ..." ifade tutanakları ile UYAP'ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankası üzerinden sanıkla ilgili beyan bulunup bulunmadığı da sorgulanarak 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi gereğince duruşmada okunup tartışılması, ilgili kişilerin usulüne uygun şekilde tanık sıfatı ile dinlenilmelerinden sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Sanık ... yönünden: Savunmasında; örgütün evlerinde kaldığını, "ev ablalığı" yaptığını ifade eden, birtakım bilgiler veren sanık hakkında, etkin pişmanlık kurumunun mahiyet ve şartları da hatırlatılarak istifade edip etmeyeceğinin belirlenmesi, etkin pişmanlıktan faydalanmak istemesi durumunda ayrıntılı beyanlarının alınması, gerekirse kollukta teşhis işleminin yaptırılması suretiyle verdiği bilgilerin örgütte kaldığı süre, konum ve faaliyetleri itibariyle yeterli ve faydalı olup olmadığı, mevcut bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği ilgili birimlerden de sorulup değerlendirilerek sonucuna göre, hakkında 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi, sanık hakkında beyanda bulundukları gerekçesiyle hükümden sonra gönderildiği anlaşılan "..., ..., ..." ifade tutanaklarının 5271 sayılı CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışılması, usulüne uygun şekilde tanık sıfatı ile dinlenilmelerinden sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanıklar müdafinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükümlerin 5271 sayılı CMK’nın 302/2 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/19217, K. 2025/5251, T. 09.01.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2021-19217-e-2025-5251-k-ed9063f378a1