Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/17075 E. 2023/2457 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2021/17075
Karar No
2023/2457
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/852 E., 2019/153 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara 26. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.03.2018 tarihli ve 2018/2 Esas, 2018/53 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi ile 5 inci maddesinin birinci fıkrası, TCK'nın 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ile 53 üncü maddesinin birinci ikinci ve üçüncü fıkraları, uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 05.03.2019 tarihli ve 2018/852 Esas, 2019/153 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 24.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin hükme karşı temyiz sebepleri özetle; 1-Müvekkilinin cezai sorumluluğunun başlangıç tarihi belirlenmeden örgüt üyeliği suçundan sorumlu tutulamayacağına, 2-Müvekkili hakkında verilen mahkumiyet kararının 5271 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesine uygun bir gerekçe içermediğine, 3-Müvekkilinin mahkumiyetine esas alınan belgelerin müvekkili ile ilişkilendirilmediğine, 4-Hukuk devletinde bir haberleşme programının indirilip kullanılmasının suç teşkil etmeyeceğine, 5-ByLock verilerinin hukuka aykırı yöntemlerle elde edildiğine, 6-Atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına ve sair sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü ByLock kullanıcısı olduğunun tespiti üzerine hakkında soruşturma başlatılan sanığın, savunması, ByLock sorgu raporları, cgnat kayıtları, tespit ve değerlendirme tutanağı, Emniyet Müdürlüğünden gelen yazı cevapları, adli raporlar, tespit tutunakları, nüfus ve adli sicil kayıtları ve tüm dosya kapsamı incelendiğinde; Emniyet genel müdürlüğü bünyesinde komiser olarak görev yaparken, 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe girişimi sonrasında, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle irtibatlı ve iltisaklı olduğu gerekçesiyle KHK ile kamu görevinden ihraç edilen sanığın oluşturulması, dahil olunması, kullanılması ve teknik özellikleri itibariyle, münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca kullanılan, kriptolu iletişim ağı ByLock'u 0 505 (...) (..) (..) numaralı hattı ile komşusu olan S. M.'ye ait 5322202105@ttnet ADSL hattında ve 01303900427985 İMEİ numaralı cihazında 11.08.2014 tarihinden 16.09.2015 tarihine kadar kullanması, söz konusu programa hedef IP 46.166.160.137 adresi ile farklı günlerde 470 kez giriş yapması, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağına göre İD numarasının "274", kullanıcı adının "Aster" olması, kendisinin eklediği ve kendisini ekleyen kişilerin bulunması, ayrıca sanığı ByLock'a ekleyen kişilerin sanığa "Ayyıldız, Ahmet" isimini vermeleri ile sanığın ByLock üzerinden görüşmeler yapması birlikte değerlendirildiğinde, sanığın FETÖ/PYD silahlı terör örgütü ve bu örgütün üyeleriyle organik bağ içerisinde olduğu, örgütün amaçları doğrultusunda, yoğunluk, süreklilik ve çeşitlilik arz eden faaliyetlerde bulunduğu anlaşılmakla atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin sanık müdafinin istinaf başvurusu üzerine yapmış olduğu incelemede Anklara 26. Ağır Ceza Mahkemesinin sanık hakkındaki tespitlerinde bir isabetsizlik bulunmadığına kanaat getirerek istinaf başvurusunun esastan reddi yönünde karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanığın örgütsel iletişim ağına dahil olup, ByLock kullanıcısı olduğuna ilişkin ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının temin edilmesi karşısında ByLock kullanıcısı olmadığına ilişkin savunmalarına itibar edilmemiştir. Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden sanık hakkında atılı suçtan verilen mahkumiyet kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 05.03.2019 tarihli ve 2018/852 Esas, 2019/153 sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 26. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.04.2023 tarihinde karar verildi. ... ... ... ... ...

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/17075, K. 2023/2457, T. 24.04.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2021-17075-e-2023-2457-k-6fa9f1e7397c