Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/16657 E. 2023/1232 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/16657
- Karar No
- 2023/1232
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1302 E., 2019/303 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sakarya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.04.2018 tarihli ve 2017/354 Esas, 2018/197 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 3 üncü maddesi yollamasıyla 5/1 inci maddesi uyarınca 6 yıl 10 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 05.03.2019 tarihli ve 2018/1302 Esas, 2019/303 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün tekerrür uygulamasına dair kısmından "yollamasıyla cezanın 58/6 ncı maddesi" ibaresinin hükümden çıkartılması ve uyarınca ibaresinden sonra gelmek üzere "hapis cezasının" ibaresi eklenmek suretiyle ve diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 15.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; sanığın ByLock programını örgüt faaliyetleri çerçevesinde kullanmadığına ve ByLock programına ilişin delillerin hukuka uygun olmadığına, sanık hakkından hüküm kururken teşdit uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, sanığa ait Bank ... hesap hareketlerinin rutin bankacılık faaliyetleri kapsamında olduğuna, sanığın dernek üyeliğinin bilgisi dışında olduğuna ve sair sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın FETÖ/PDY örgütüyle irtibatlı ve iltisaklı öğrenci yurtlarında çalıştığı, FETÖ/PDY örgütünün gizli haberleşme programı olarak kullanılan ByLock uygulamasını kendi adına kayıtlı ve kendisi tarafından kullanılan hat üzerinden kullandığının tespit edildiği, Sanığın ID'sinin "283544" olduğu, bu ID'nin sanığın adına kayıtlı 0(542) (...) (..) (..) numaralı GSM hattına ait olduğu, kullanıcı adının "mynet" olduğu, şifresinin "E.1234567890" olduğu, roster yani başka kişilerin bu kullanıcıya verdikleri isim bölümünde 272082 (M.A.), 339347, 214078, 366441, 348366, 371648 numaralı kullanıcılar ile O.Ş. (432940-ünvan:N.Ş.), M.M. (466656) isimli kullanıcıların ekli olduğu görülmüş olup, 339347 numaralı kullanıcının sanığı ... olarak eklediği, bu kullanıcının 19/02/2016 tarihinde sanığa "ersin hocam nasilsin" şeklinde mesaj gönderdiği görülmüş olup sanığın 0(542) (...) (..) (..) numaralı hattın kendisine ait olmadığı ve ByLock mesajlaşma içeriklerini kabul etmediği şeklindeki savunmalarına itibar edilmemiştir. Zira dosyada mevcut HTS kayıtlarından da bu bilgilerin açıkça sanığı işaret ettiği sabit olup sanığın mahkememizce örgüt üyesi olduğu kabul edilerek eylemine uyan maddelere göre cezalandırılmasına karar verilmiştir. Sanık hakkında temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılmıştır. Zira sanığın savunmalarının aksine örgüt içerisinde ByLock uygulaması yazışmalarından anlaşıldığı gibi örgüt için çalışmalara aktif şekilde katıldığı, özellikle öğrenciler konusunda örgüt içi çalışmalarda yer aldığı, uzun süredir örgüt içerisinde bulunduğu, örgüte ait yurtlarda çalıştığı, bu durumda sanığın eylem sayısı ve eylem çeşitliliği itibariyle kasta dayalı kusurunun ağır olduğu, anlaşıldığından sanığın suç kastı ve kasta dayalı kusurunun ağır olduğu düşünülmüş ve alt sınırdan uzaklaşmak gerektiği kanaatine varılmıştır. Ayrıca sanık soruşturma aşamasında ve ilk celse suçlamaları reddettiği, dosya arasına ByLock yazışma içerikleri girdikten sonra sanık ByLock kullandığını kabul ettiği, listesinde bulunan kişilere ilişkin bilgiler verdiği, sanığın bu beyanının soruşturma ve kovuşturma aşaması başladıktan ve dosyaya ByLock içerikleri girdikten sonra olduğu, bu nedenle 5237 sayılı TCK 221 inci madde kapsamında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığından sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmamıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE Ayrıntılı olarak Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme, örgüte üye olma, üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme veya örgüte bilerek isteyerek yardım etme suçlarında etkin pişmanlık, şahsi cezasızlık veya cezadan indirim yapılması gereken haller olarak kabul edilmiştir. Şahsi cezasızlık nedeni olarak; sanığın amaç suçun işlenişine iştirak etmeksizin, hakkında bir soruşturma başlamadan önce örgütten gönüllü olarak ayrıldığını ilgili makamlara bildirmesi (TCK'nın 221/2 maddesi), hakkında soruşturma başladıktan sonra, gönüllü olarak teslim olup, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili samimi ve faydalı bilgi vermesi (TCK'nın 221/4 maddesinin ilk cümlesi), yakalandıktan sonra pişmanlık duyarak örgütün dağılmasını veya mensuplarının önemli ölçüde yakalanmasını sağlamaya elverişli bilgi vermesi (TCK'nın 221/3 maddesi) hallerinde sanık hakkında cezaya hükmolunmayacaktır. TCK'nın 221/4 üncü fıkrasının 2 nci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 E. 2015/1292 K. 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.). Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; yargılama aşamasında etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediği anlaşılan sanığın etkin pişmanlık kapsamında etraflıca beyanlarının alınıp, fotoğraflı teşhis işlemi yaptırıldıktan sonra verdiği bilgiler, bilgilerin niteliği, faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama nazara alınarak bir değerlendirmede bulunulması gerektiği gözetilmeden yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 05.03.2019 tarihli ve 2018/1302 Esas ve 2019/303 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Sakarya 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.03.2023 tarihinde karar verildi.