Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/16615 E. 2023/1661 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/16615
- Karar No
- 2023/1661
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2491 E., 2019/175 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.03.2018 ... ve 2017/596 Esas ve 2018/102 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5327 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 18.02.2019 ... ve 2018/2491 Esas, 2019/175 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 13.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteminde özetle; 1-Usul ve kanuna aykırı mahkumiyet kararı verildiğine, 2-Bank ... hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemi olduğuna, talimatla hareket etmediğine, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, 3-Kabule esas alınan ByLock delilinin hukuka aykırı olduğuna, sanığa atfedilen eylemlerin suç teşkil etmediği ve dosyada kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanık ... savunmasında özetle; ByLock'u Google Play storedan kurduğunu, Bank Asyaya da herhangi bir yerden talimat almadan para yatırdığını, o dönemde yasal olduğu için bunları yaptığını, pişman olduğunu, normal telefon irtibatımız olduğunda, görüştüğünde bu kişilerin ID'lerini aldığını, bu kişlerden üç tanesini tanıdığını, tanımadığı ve numara olarak da gelen kayıtlar olduğunu, onları bilmediğini, ihtiyacı olan kişilere sadaka para verdiği olduğunu fakat o şekilde himmet şeklinde ya da taksit şeklinde her ay verilecek şekilde herhangi hiçbir yere para ödemesi olmadığını, talimat da almadığını beyan ederek suçlamayı kabul etmediği görülmüştür. Sanık hakkında müsnet suçtan başlatılan soruşturma kapsamında Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Daire Başkanlığı üzerinden yapılan 09.02.2017 tarihli yeni ByLock sorgulamasında, sanığın kullandığını beyan ettiği (0505) (...) (..) (..) numaralı hattı ile 35953205164727 IMEI numaralı cihaz üzerinden 12/08/2014 tarihinde ByLock haberleşme sistemine dahil olarak kullanmaya başladığının belirlendiği anlaşılmıştır. Sanığın kullandığını kimlik tespitinde beyan ettiği (0505) (...) (..) (..) nolu hattın, celp edilen ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının incelenmesinde, id 99466, kullanıcı adının asaf1, şifrenin asaf.1, ilk Log tarihi 17.12.2014 - son online tarihinin 16.09.2015 olduğu görülmüştür. FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün finans kaynaklarından olan Bank ...'ya yönelik gerçekleştirilen adli ve idari yaptırımlar üzerine, 25 Aralık 2013 tarihinde TUSKON eski genel sekreteri Mustafa Güney ile örgüt lideri ... arasındaki konuşmada Bank Asyanın finansal durumunun bankaya örgüt mensuplarınca para yatırılarak düzeltilmesinin kararlaştırıldığı ve bu görüşmenin ulusal medyaya Fetullah Gülen'in "bankaya para yatırın çağrısı" olarak yansıdığı, Bank ... Katılım Bankası kayıtları celp edilerek alınan 10.04.2017 tarihli bilirkişi raporuna göre, sanığın Halk Bankasına devam eden kredi borcu ödemesi varken 04.09.2014 tarihinde 5.400 TL, 19.11.2014 tarihinde 27.000 TL, 15.12.2014 tarihinde 3.000 TL, yine 22.01.2014 ve 04.09.2014 tarihlerinde altın katılım hesapları açtığının tesbit edildiği, sanığın katılım hesabının bulunduğu dönemde Halk Bankası'nda ödemesi devam eden kredisinin bulunmasının mutat bir durum olmadığının ve katılım hesabı getirisinin kredilere ödenen faiz ve komisyon gibi giderlerden daha az olduğunun bilinen ekonomik gerçek olduğu dikkate alındığında, kredi ödemesi bulunan dönemde katılım hesabının açık olmasının iktisadi, ticari ve teknik icaplara aykırı olduğu, sanığın kendi ekonomik çıkarları dışında başka bir amacı gerçekleştirme saiki ile hareket ettiğinin belirtildiği görülmüştür. Dosyada mevcut olup yargılama sırasında gelen Ankara KOM Daire Başkanlığına ait veri inceleme raporuna göre, sanığın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında ele geçen örgütün emniyet yapılanmasına ilişkin belgelerde sanığın örgütün emniyetten sorumlu mahrem imamı tarafından güvenilir ve sadık örgüt üyelerini temsil eden SAYA kodu ile belirtildiği ve örgüte kurs taksidi adı altında mali yardımda bulunduğunun bildirildiği görülmüştür. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın ByLock programının örgütle bağlantısı olmayan hiç kimse tarafından kullanılmadığı gibi adının dahi duyulmadığı, bu program kullanıcılarının sadece örgüt üyeleri ile bağlantı kurdukları, normal eş, dost, akraba gibi kişiler ile herhangi bir görüşme yapmadıkları olayısıyla dosyada mevcut delillere göre, ByLock adlı haberleşme programını bilerek yükleyip kullandığı tespit edilen sanığın ceza tehdidi altında suçlamadan kaçınmaya yönelik olduğu değerlendirilen savunmasına itibar edilmeyerek, yukarıda belirtildiği üzere bank ... kayıtları üzerindeki bilirkişi incelemesi ve KOM Daire Başkanlığından gelen dosyada mevcut veri inceleme raporu ile birlikte değerlendirilerek belirtilen delillerin mahiyeti, ispat gücü anlamında FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün üyesi olmak suçunun unsurları itibarıyla oluştuğu ve sanığın tevilli ikrara yönelik olan savunması gözetilerek mahkumiyetine, sanık hakkında temel ceza tayin edilirken failin güttüğü amaç ve saiki, suçun işleniş biçimi örgüt içi haberleşme programı olmasına rağmen her örgüt üyesinin telefonuna kurulmayan ByLock programını kurmuş ve kullanmış olması, örgütün ancak sadakatinden emin olduğu üyelere programı kurduğunun tespit edilmesi ve bu itibarla kastının yoğunluğu, meydana gelen tehlikenin ve zararın ağırlığı karşısında sanık hakkında temel ceza tayin edilirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Sanığın terör suçu ile cezalandırılmış olması sebebiyle sanığa verilen cezada yasal artırım uygulanmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Polis memuru olarak görev yapmakta iken açığa alınan, gizli tanık GARSON'un Emniyet Teşkilatı içerisinde yer alan örgüt mensuplarının bilgilerinin bulunduğu, örgüt bölge sekreteri ve kendisi tarafından bizzat bilinen örgüt üyelerinin isimlerinin yer aldığı SD kartta ''SAYA'' olarak kodlaması yapılan sanığın kullanmış olduğu (0505) (..) (..) (..) no'lu telefon numarası ile örgütsel haberleşme ağı olan ByLock kullanıcısı olduğunun tespit edildiği bu kapsamda örgüt içerisindeki faaliyetlerinin yoğunluk, çeşitlilik ve süreklilik arz ettiği gözetildiğinde sanığın örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmediği, ancak; TCK'nın 61 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle, 3/1 inci maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde; suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanıkların kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saikleri de göz önünde bulundurularak hukuka, vicdana, dosya kapsamına uygun olarak makul bir cezaya hükmedilmesi gerekirken silahlı terör örgütüne üye olma suçunun unsurları teşdit sebebi kabul edilmek suretiyle 5237 sayılı TCK'nın 61/3 üncü maddesine muhalefet edilerek yazılı gerekçe ile fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 18.02.2019 ... ve 2018/2491 Esas, 2019/175 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.03.2023 tarihinde karar verildi.