Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/16012 E. 2023/1104 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2021/16012
Karar No
2023/1104
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/9 E., 2019/95 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanık ve sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz taleplerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Aksaray 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.11.2018 tarihli ve 2018/195 Esas, 2018/324 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5327 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 24.01.2019 tarihli ve 2019/9 Esas, 2019/95 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca tanzim olunan 25.09.2021 tarihli onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve sanık müdafiinin temyiz istemi özetle, sanığın ByLock isimli programı yüklemediğine, kullanmadığına, tespit ve değerlendirme tutanağının bulunmadığına, Bank ... hesap hareketlerinin olağan bankacılık işlemleri olduğuna, Bank ...'nın meşru yollarla kurulan bir banka olduğuna, sanığın erişime açık haber sitesine girmesinin ve oğluna ''Baban makrube yapıyor yemeğe'' şeklindeki mesajlarının delil olarak kabul edilemeyeceğine, sanığın eşine dair elde edilen delillerden sorumlu tutulamayacağına, kanunlarının geriye yürümezliği ilkesi gereği olarak hiç kimsenin eylem tarihinde suç teşkil etmeyen bir fiil sebebiyle cezalandırılamayacağına, beraat taleplerine ve sair sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü ''...Sanık ... hakkında Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tanzim edilen iddianame ile ByLock kullanıcısı olduğu, örgütün finans kaynakları arasında yer alan bankaya örgüt talimatına uyar şekilde para yatırdığı şeklindeki eylemleri nedeniyle silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, iddia makamının esas hakkındaki mütalaası ile sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasını talep ettiği; yapılan yargılama da sanığın terör örgütüne üye olma suçlamasını kabul etmediği, (0505) (...) (..) (..) numaralı hattın eşi M.Ç. adına kayıtlı olduğunu ancak kendisi tarafından kullanılan bir hat olduğunu, ByLock kullanmadığını, eşi M.’ın da ByLock kullandığını görmediğini, iddianamede belirtildiği gibi oğlu olan E.’e yemekle alakalı mesaj çektiğini, makrube isimli yemeğin etli pilavlı bir yemek olduğunu, eşinin de öğrendiği değişik yemekleri yapmayı sevdiğini, oğlunun eve gelmesi için böyle bir mesaj attığını, iddianamede belirtilen dershanelerden gelen mesajların bilgilendirme mesajları olduğunu, oğlunun Burç kolejine gittiğini, mesajların da bundan dolayı geldiğini, Bank Asyada hesabının olduğunu, oğlunu 2010 yılında Burç kolejine kayıt ettirdiğinde okulun Bank ... ile anlaşmalı çalıştıklarını belirttikleri için bu hesabın açıldığını, hesap hareketlerinin doğru, hesabının da halen açık olduğunu, örgüt elebaşı Fetullah Gülen’in çağrısından da haberinin olmadığını, hesap hareketlerinin çağrı ile herhangi bir alakası olmadığını savunduğu; sanığın Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin kararlarıyla da kabul edildiği üzere örgüt içinde gizli haberleşme programı olan ByLock programının kullanıcısı olduğu, ByLocka ilişkin kullanıcı adı, ID'si tespit edilememiş ise de KOM ve BTK'dan gelen kayıtlar değerlendirilip sanığın ByLock kullanıcısı olup olmadığı yönünde aldırılan 26.09.2018 tarihli bilirkişi raporuna göre, sanığın (0505) (...) (..) (..) numaralı telefon ile 28.04.2015-30.04.2015 tarihleri arasında ByLock programına ait sonu 181 ile biten hedef IP'ye 1245 kez erişiminin olduğu, internet sorgu sonuçlarındaki imei numarası ve baz istasyon adres bilgilerinin aynı olması, (0505) (...) (..) (..) nolu GSM numarasının ByLock sorgulamasında çıkan imei numarası ile HTS kayıtlarında ve internet erişim kayıtlarında çıkan imei numarasının aynı olması nedeniyle (0505) (...) (..) (..) nolu gsm numarası üzerinden ByLock programının kullanıldığının rapor edildiği, yine alınan 30.10.2018 tarihli bilirkişi ek raporunda, sanık ve hakkında benzer suçtan mahkememizce hüküm kurulan eşi M.Ç.'ın kullanmış oldukları GSM numaralarının ve ByLock programına giriş yapılan baz adres illerinin Aksaray olması sebebiyle her iki numara üzerinden bu programı tek bir şahsın mı yoksa ayrı ayrı şahısların mı kullandığına yönelik kesin bir tespit yapılamadığının belirtildiği, sanık savunmasında her ne kadar ByLock iddiasını kabul etmemiş ise de sanığın ByLock tespiti yapılan (0505) (...) (..) (..) numaralı hattı kullandığına ilişkin kendi ve eşi tanık M.Ç. beyanları, ByLock bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde sanığın ByLock kullanıcısı olduğunun sabit olduğu, inkara yönelik savunmasına itibar edilmediği; sanığın örgütün finans kaynaklarından olan ve bu nedenle 2015 yılında TMSF'ye devredilen Bank Asyada 2010 açılmış hesabının bulunduğu, örgütün çağrısından sonraki zamana denk gelen 05.02.2015 tarihinde katılım hesabı açıp 1.900,00-TL yatırdığı, sanık savunmasında çağrıdan haberi olmadığını, çağrı üzerine para yatırmadığını beyan etmişse de; örgüt liderinin bankanın kurtarılması noktasında yapmış olduğu çağrı ve sanığın çağrıya uyar şekilde katılım hesabı açıp bu hesaba para yatırması dikkate alındığında bu savunmasına itibar edilmediği; Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Daire Başkanlığı tarafından dosyamıza gönderilen sanığın eşi M.Ç.'a ilişkin veri inceleme raporu içeriğine göre sanığın eşi M.Ç.'ın SAYA koduyla derecelendirildiği, SAYA kodunun FETÖ mensubu olup "gassalın elindeki meyyit" olarak ifade edilen, zaafları olmayan, her şeyiyle kendisini örgüte teslim etmiş polis memurunu ifade ettiği, aynı raporda sanığın "Eş Devam (Personelin eşinin örgütte olup olmadığı)" başlığı altında "Evet" olarak kodlandığı, rapor içeriğinden sanığın eşi ile birlikte örgüt içerisinde yer aldığının anlaşıldığı; cep telefonunda yer alan sanığın oğluna gönderdiği makrube mesajı ve içeriği belli olmayan HTS kayıtlarının sanık aleyhine değerlendirilmediği; sanığa ilişkin ByLock ve Bank ... kayıtları ile veri inceleme raporu bir bütün halinde değerlendirildiğinde sanığın örgüt hiyerarşisinde bulunduğu, faaliyetlerinin yoğunluğu, sürekliliği ve çeşitliliği dikkate alındığında Yargıtay uygulamaları gereği aranmakta olan örgüt üyeliği şartlarını taşıdığı sonuç ve vicdani kanaatine varılmakla sanığın eylemine uyan TCK'nın 314/2 maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir...'' B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE a-)Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı Kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür. b-)Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, sanığa Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece TCK’nın 58/9 uncu maddesinin gösterilmesi gerekirken, anılan maddenin atıf maddesi olarak kabulü ile uygulama yeri bulunmayan TCK’nın 58/6 inci maddesi gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesi dışında incelenen hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 24.01.2019 tarihli ve 2019/9 Esas, 2019/95 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği hüküm fıkrasındaki "TCK'nın 58/9 maddesi delaletiyle ile 58/6 maddesi" ibaresinin çıkartılarak yerine "5237 sayılı TCK'nın 58/9 maddesi" ibaresinin yazılması suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Aksaray 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.03.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/16012, K. 2023/1104, T. 09.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2021-16012-e-2023-1104-k-c041c9b39b6e