Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/14944 E. 2023/1478 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2021/14944
Karar No
2023/1478
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/4434 E., 2019/758 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi. TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kesin olarak verilen kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine anılan Kanun'a eklenen geçici 5 inci maddenin 1/f bendi ve 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, yapılan temyiz isteminin süresinde olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.10.2018 tarihli ve 2018/305 Esas, 2018/608 sayılı kararı ile sanığın silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkraları ile 63 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 3 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 15.05.2019 tarihli ve 2018/4434 Esas, 2019/758 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; 1. Sanığın ByLock programını örgütsel amaçla kullanmadığına, 2. Sanığa isnat edilen suçun hukuki, maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, 3. Bank Asyaya talimatla para yatırmadığına, 4. Sanığın TCK'nın 221/3 maddesinden yaralandırılarak hakkında ceza verilmesine yer olmadığına kararı verilmesi gerektiğine ve sair sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince özetle, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda; sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanması amacıyla oluşturulmuş ve münhasıran bu suç örgütü mensupları tarafından ve örgüt talimatıyla bu ağa dahil olunup gizliliği sağlamak amacıyla haberleşme için kullanılan ByLock programını 408524 ID numarası ile kullandığı, yazışmalarının tespit edildiği, örgüte ait kurumlarda örgüt içi tayine tabi olacak şekilde çalıştığı, örgüt liderinin talimatına uyarak Bank Asyadaki hesabına para yatırdığı, Pak Eğitim İş Sendikasına üye olduğu, protestoya katıldığı, sanığın kendi kabulünde de olduğu üzere süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren örgütsel faaliyetler içerisinde yer almak suretiyle FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içerisinde yer aldığı anlaşıldığından cezalandırılmasına, sanığın yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi verip etkin pişmanlık gösterdiği anlaşılmakla; TCK'nın 221/4 maddesi gereğince cezasından takdiren 2/3 oranında indirim yapılmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince, sanığın uzun yıllar boyunca iltisaklı okullarda öğretmen olarak görev yapmış olması, aşamalardaki beyanlarında verdiği isimlerin okullarda öğretmen olup kayıtlardan ulaşılabilirliği, örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili konumuna uygun bilgiler vermeyerek kayıtlardan araştırma ile ulaşılabilecek beyanlarda bulunduğu, 14.09.2018 tarihli kolluk araştırma raporu da dikkate alındığında beyanlarında samimi olmayıp cezadan kurtulmaya yönelik tutum içinde olduğu, etkin pişmanlık koşullarının bu nedenle oluşmadığı, aleyhe istinaf bulunmadığından da bu durumun sonuca etkili olmadığı gibi, hükümden sonra 05.12.2018 tarihli Masak raporu delil olarak gönderilmiş ise de, dosya kapsamında mevcut bulunan ve hükme esas alınan diğer delillerin, kabul ve uygulamaya göre hüküm vermeye yeterli olduğu, anılan raporun suçun sübut ve vasıflandırması, cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirmesi bakımından da sonuca etkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Hükümden önce yapılmış olan ve 10.07.2018 tarihli sarf kararı da düzenlenmiş bulunan 637,20 TL'nin yargılama gideri olarak gösterilmediği belirlenmiş bu hususun dairemizce düzeltilmesi yoluna gidilmiştir. Silahlı terör örgütü üyesi olduğu kabul edilen sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanır iken, olayda uygulama yeri bulunmayan TCK'nın 58/6 maddesinin uygulandığı görülmüş olup, hükmün bu yönden Dairemizce düzeltilmesi yoluna gidilmiştir. Belirtilen hususlar dışında mahkemenin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, CMK'nın 280/1-a maddesi yollaması ile CMK'nın 303 üncü maddesi gereğince; 1-Hükümde sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına dair paragrafın tamamının hükümden çıkartılarak yerine "sanığın örgüt mensubu suçlu olması nedeniyle hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/9 uncu maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve ayrıca sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına," paragrafının eklenmesine, 2-Hüküm kısmının 3 numaralı bendinin tamamının hükümden çıkarılarak yerine; "Sanık hakkında hükümden önce yapılmış 637,20 TL. yargılama gideri ile 25 TL posta-tebligat giderinin sanıktan tahsili ile Devlet Hazinesine gelir kaydına" bölümünün eklenmesi suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda; 1. Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür. 2. Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edilmesi halinde sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olacağı kabul edilmiştir. 3. BDDK'nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 107 nci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası AŞ'de gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebilecektir. 4. Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, 408524 ID numarası üzerinden ByLock iletişim sistemini örgütsel iletişim amacıyla kullanan, örgüt liderinin talimatı üzerine iltisaklı ... Katılım Bankası AŞ'de bankacılık işlemleri yapan sanığın anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. 5. Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 15.05.2019 tarihli ve 2018/4434 Esas, 2019/758 sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.03.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/14944, K. 2023/1478, T. 22.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2021-14944-e-2023-1478-k-108df6964d3f