Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/14346 E. 2023/1615 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/14346
- Karar No
- 2023/1615
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/622 E., 2018/1042 K. SUÇ :Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286 ıncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine, anılan Kanuna eklenen 5 inci maddenin birinci fıkrasının (f) bendinde belirlenen süre içerisinde temyiz edildiği, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Manisa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.01.2018 tarihli ve 2017/266 Esas, 2018/5 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 220 nci maddesinin yedinci fıkrası delaletiyle 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesi, 220 nci maddesinin yedinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 16.03.2018 tarihli ve 2018/622 Esas, 2018/1042 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının esastan reddine kesin olarak karar verilmiştir. 3. 7188 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286 ıncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 02.10.2021 tarih ve düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; 1.Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine, 2.Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, 3.Bank ... hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemi olduğuna, talimatla hareket etmediğine, 4.Sendika üyeliğinin müspet suç yönünden delil olarak kabul edilmeyeceğine, 5.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanık ...'nin Alaşehir Fen Lisesi'nde rehber öğretmen olarak görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden ihraç edildiği, sanığın 21.01.2013-19.04.2013 tarihleri arasında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle iltisaklı Aktif Eğitim Sendikasında ve 23.07.2016 tarihli 672 sayılı KHK ile kapatılan Aktif Eğitim sendikasına 07.01.2014-04.12.2015 tarihleri arasında üyeliğe olduğu, örgütün finans kaynağı olan ... Katılım Bankası A.Ş'de 4063141 müşteri numaralı hesabının bulunduğu, bu hesabında 24.11.2015-25.08.2015 tarihleri arasında hesap hareketleri gerçekleştirdiği, sanığın ... Katılım Bankasında gerçekleştirdiği hesap hareketlerinin çocuğunun okul taksitlerine ilişkin olduğunu beyan ettiği, hesap hareketlerinin incelenmesinde sanığın bu husustaki beyanlarını doğrular nitelikte hesap hareketlerinin okul taksitlerine ilişkin olduğu, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği iddiasıyla hakkında adli işlem yapılan şahıslarla muhtelif sayılarda irtibatlarının bulunduğu ayrıca sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle iltisaklı Aktif Eğitim, ... Katılım Bankası, Gaye Ortookulu, Zaman, Aktif ES4, KORFEZ DRS, Gaye Anaokulu, Çıkrıkçıoğlu Eğitim İşletmecilik San. Ve Tic. A.Ş'den muhtelif sayılarda mesaj aldığı, tanık M. G..'nin kendi sohbet hocalığını yaptığı grubun içerisinde, ifade verdiği 29.08.2016 tarihinden 1-1,5 yıl öncesine kadar sanığın da yer aldığını beyan ettiği, tanığın mahkememizce alınan ifadesinde önceki beyanlarını inkar ettiği ancak önceki ifadelerinin içeriği ve diğer tanık beyanları dikkate alındığında tanığın mahkememizce alınan ifadelerinin sanığı suçtan kurtarmaya yönelik olduğu, tanık S. D..'nin sanığın Alaşehir ilçesinde yapılan sohbetlere katıldığını, gizli tanık Ayhan'ın sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğunu, tanık A. K.'nın 3-4 yıl öncesinde sanıkla birlikte sohbetlerine katıldığını beyan ettiği anlaşılmıştır. Sanığın ByLock kullandığının tespit edilmemiş olması ve dosya içerisindeki mevcut delil ve bilgiler göz önüne alınarak kamu davası yeterince aydınlandığından ve yargılamaya katkı sağlamayacağından dijital materyallerin incelenmesine ilişkin Manisa Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabının beklenilmesinden vazgeçilmiştir. Sanık savunmalarında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle herhangi bir irtibatının bulunmadığını beyan etmişse de; yukarıda tartışılan tespit ve değerlendirmeler karşısında sanığı savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik savunmalar olduğu ve itibar edilemeyeceği kanatine varılmıştır. Tüm bu anlatılanlar kapsamında sanığın eylemlerinin hukuki nitelendirilmesinin yapılmasında her ne kadar sanık hakkında silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış ise de 5237 sayılı Kanun'un 314/2 nci maddesinde düzenlenen suçun unsurlarından olan çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk gösteren eylem ve faaliyetlerinin dosya kapsamı itibariyle tespit edilemediği ancak eyleminin yine aynı Kanun'un 220/7 nci maddesinde düzenlenen silahlı terör örgütüne yardım faaliyetleri kapsamında kaldığı; şöyle ki anılan madde metninde; “örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişi, örgüt üyesi olarak cezalandırılır. Örgüt üyeliğinden dolayı verilecek ceza, yapılan yardımın niteliğine göre üçte birine kadar indirilebilir” amir hükmünün düzenlendiği, bu kapsamda yapılan değerlendirmede bu örgütün din adına hizmet veren bir cemaat olmadığının açık bir şekilde ortaya çıkmasının ardından dahi sanığın önceden cemaat olarak bilinen bu yapıya müzahir yapının illegal faaliyetlerinin legal hale getirilmesi ve kamuoyu oluşturulması için kurulan Aktif Eğitim Sendikası'na üye olduğu, dini içerikli örgütsel toplantılara 2016 yılına kadar katıldığı anlaşılmakla sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 220/7 nci maddeleri yollamasıyla 314/2 nci maddesi gereğince, suç tanımında belirlenen cezaların alt ve üst sınırı arasında cezalar tayin edilirken, 5237 Sayılı TCK'nın 61 inci maddesinde gösterilen ölçütler dikkate alınmıştır. Suçun işleniş biçimine, suçun işlenmesindeki özelliklere göre, aynı Kanun'un 3/1 inci maddesindeki “suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur” şeklindeki hüküm de gözetilmek suretiyle sanığın takdiren ve teşdiden hapis cezası ile cezalandırılması gerekmiştir.Yine 5237 sayılı TCK'nın 220/7 maddesinin ikinci cümlesi gereğince; yardımın niteliği (örgütün amaç ve faaliyetlerinin gerçekleşmesine olan katkısı) göz önüne alınarak; temel cezada takdiren 2/3 oranında indirim yapılmıştır. Sanığa verilecek cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alınarak TCK'nın 62 nci madde uyarınca cezasında takdiren 1/6 oranında indirim yapılması gerektiği sonuç ve vicdani kanaatine varılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda; a) BDDK'nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 107 nci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası AŞ'de gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği nazara alındığında; sanığın Bank ... nezdindeki 2014 yılı öncesi dahil olmak üzere tüm hesap hareketleri getirtildikten sonra bu konuda uzman bilirkişi raporu da alınıp, örgüt liderinin talimatı üzerine katılım hesabı açma ve mevduat artışı gibi mutad dışına çıkan hesap hareketi bulunup bulunmadığının bilirkişi incelemesi de yaptırıldıktan sonra sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu oluşturup oluşturmayacağının tartışılması gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, b) Anayasanın 138 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; dosya kapsamı, suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, temel cezanın belirlenmesinde, yasal ve yerinde olmayan gerekçeyle alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi, c) Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan temel ceza belirlenirken delalet maddesi olarak 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin 3 ünü fıkrasının da belirtilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, d) Sanığa verilen temel cezanın 3713 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca artırılması sırasında artırım oranının doğru uygulanmasına karşın uygulanan kanun maddesinin fıkra belirtilmeksizin aynı Kanunun 5 inci maddesi olarak gösterilmesi, e) Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan temel ceza belirlenip, 5237 sayılı Kanun'un 220 nci maddesinin yedinci fıkrası gereği indirim uygulandıktan sonra 3713 sayılı Kanun gereği artırım uygulanması gerekirken uygulama sırasında hata yapılması, f) Bölge Adliye Mahkemesi kararının başlığında suç adının hatalı olarak silahlı terör örgütüne üye olma olarak gösterilmesi, Nedenleriyle, sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 16.03.2018 tarihli ve 2018/622 Esas, 2018/1042 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Manisa 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.03.2023 tarihinde karar verildi.