Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2013/7152 E. 2013/11491 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2013/7152
Karar No
2013/11491
Karar Tarihi

Kasten yaralama suçundan sanık ...’nın 5237 sayılı ... Ceza Kanununun 86/2, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 2.000,00 ... lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tâbi tutulmasına dair Karadeniz ... 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 27/.../2012 tarihli ve 2012/16 esas, 2012/414 sayılı kararına yönelik itirazın reddine dair Karadeniz ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/08/2012 tarihli ve 2012/267 değişik is sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 12.12.2012 tarih ve 2012/18067-70673 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 21.12.2012 tarih ve 2012/314432 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi. Mezkur ihbarnamede; Dosya kapsamına göre; suçun islenmesinden sonra katılan tarafın herhangi bir maddi zararının bulunup bulunmadığı mahkemesince sorulmadığı gibi maddi bir zarar beyan edilmesi halinde de basit bir araştırmayla doğruluğu teyit edilip sanığa söz konusu zararı gidermeyi kabul edip etmediği hususu sorularak kabul etmesi halinde makul bir süre verilip sonucuna göre sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerekirken suçtan meydana gelen maddi bir zararın bulunmadığından bahisle yazılı şekilde karar verilmesi uygun görülmediğinden belirtilen nedenlerle itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı. Gereği görüşülüp düşünüldü: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.....2012 ... ve 201273-97 Esas, 2012/245 sayılı kararında belirtildiği şekilde;zararın belirlenmesinde hâkim, ceza yargılamasında şahsi hak davasına yer verilmediği gerçeğini de göz önünde bulundurmak koşuluyla kanaat verici basit bir araştırma yapmalı, hukuk hâkimi gibi gerçek zararı tam anlamıyla tespite çalışmamalıdır. Zira 5271 sayılı Yasanın 231. maddesindeki düzenlemede, kişinin ileride hukuk mahkemesinde şahsi hak davası açmasına ve giderilmediğini düşündüğü gerçek zararının kalan kısmına da hükmedilmesini isteme yönünden bir engel bulunmamaktadır. Diğer taraftan, bazı olaylarda zarar miktarının herkes tarafından kolaylıkla belirlenebilmesi olanaklı ise de, bazı olaylarda zararın tespiti teknik bilgi gerektirdiğinden, ancak konunun uzmanı bilirkişiler aracılığıyla belirlenebilmektedir. Bu gibi durumlarda zararın miktarı hâkim tarafından belirlenemiyorsa, bilirkişi incelemesi yaptırılmalı ve zararın karşılanması konusunda iradesini gösteren sanıktan, belirlenen bu miktar zararı giderip gidermeyeceği sorulduktan sonra, sonucuna göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı tartışılmalıdır. Sanık ve katılanın hazır bulunduğu 25.05.2012 tarihli oturumda katılanın sanıktan şikayetçi olduğu,sanığın da aşamalarda zararı karşılamak istediğine ilişkin bir savunmada bulunmadığı gibi, zararın ödenmesi yönünde herhangi bir irade de ortaya koymadığı anlaşılığından, Açıklanan bu nedenlerle Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ... sürülen düşünce yerinde görülmemekle birlikte KDZ.... 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 14.08.2012 tarih ve 2012/267 değişik ... sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nun 309/4. maddesinin (a) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2013/7152, K. 2013/11491, T. 20.03.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2013-7152-e-2013-11491-k-d4dce650bef1