Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2013/18395 E. 2013/27828 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2013/18395
Karar No
2013/27828
Karar Tarihi

Kasten yaralama suçundan sanık ...'ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2,86/3-a,62 ve 52.maddeleri uyarınca 3000 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,sanık hakkında 5 yıllık denetim süresi belirlenmesine dair Denizli 3.Sulh Ceza Mahkemesinin 09.07.2009 tarihli ve 2008/877 esas, 2009/707 sayılı kararını müteakip,sanığın deneme süresi içerisinde yeni bir suç işlemesi nedeniyle anılan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/11. maddesi gereğinec açıklanmasına dair aynı mahkemenin 30.11.2012 tarihli ve 2008/877 esas, 2009/707 sayılı ek kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 07.05.2013 tarih ve 2013/7469-29581 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 23.05.2013 tarih ve 2013/171219 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi. Mezkur ihbarnamede; Denizli 3. Sulh Ceza Mahkemesince sanığın usulüne uygun çağrılmasına rağmen gelmediğinden bahisle yokluğunda savunması alınmaksızın karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/11. fıkrasında yer alan "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, mahkemece duruşma açılarak,sanığın celp edilmesi, varsa diyecekleri sorulup, anılan fıkra uyarınca değerlendirme yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, savunma hakkını kısıtlayacak biçimde yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı. Gereği görüşülüp düşünüldü: Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Denizli 3.Sulh Ceza Mahkemesinin 30.11.2012 tarih ve 2008/877 esas, 2009/707 sayılı ek kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4.maddesinin (b) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2013/18395, K. 2013/27828, T. 03.07.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2013-18395-e-2013-27828-k-2508d6c3a66c