Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2013/10058 E. 2013/18769 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/10058
- Karar No
- 2013/18769
- Karar Tarihi
Kemik kırılmasına sebebiyet verecek şekilde kasten yaralama suçundan sanıklar ..., ... ve ...'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/1, 87/3, 29 ve 62/1-2. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ... 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/02/2009 tarihli ve 2009/40 esas, 2009/135 sayılı kararma yönelik itirazın kabulüne ilişkin ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 06/03/2009 tarihli ve 2009/298 değişik iş sayılı kararını müteakip, bu kez sanıkların 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/1, 87/3, 29 ve 62/1-2. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, aynı Kanun'un 51. maddesi gereğince cezalarının ertelenmesine ve 53/1. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmalarına dair ... 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/02/2009 tarihli ve 2009/40 esas, 2009/135 sayılı ek kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 18.02.2013 tarih ve 2013/2794-11473 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 18.03.2013 tarih ve 2013/59333 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi. Mezkur ihbarnamede; Dosya kapsamına göre; 1) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53/4. maddesinde yer alan "Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz." şeklindeki düzenleme karşısında, cezaları ertelenen sanıklar hakkında, aynı Kanun'un 53/1. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmalarına karar verilmesinde, 2) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/11. fıkrasında yer alan "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde,mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkumiyet hükmü kurabilir." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, mahkemece duruşma yapılarak sanığın celp edilmesi, varsa diyecekleri sorulup, anılan fıkra uyarınca değerlendirme yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, savunma hakkını kısıtlayacak biçimde yazılı şekilde duruşma yapılmaksızın karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı. Gereği görüşülüp düşünüldü: Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünceler yerinde görüldüğünden ... 11.Asliye Ceza Mahkemesinin 25.02.2009 tarih ve 2009/40 esas,2009/135 sayılı ek kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. Maddesinin (b) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,08.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.