Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2010/3815 E. 2012/20065 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/3815
- Karar No
- 2012/20065
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Sanıkların beraatine dair. Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; 1) Katılan vekilinin sanık ... hakkında tehdit ve hakaret suçundan verilen beraat kararlarını temyizi üzerine yapılan incelemede; Müşteki 03/02/2006 tarihli oturumda sadece yaralama suçuna hasren değil hakaret ve tehdit suçlarına yönelik de beyanda bulunup katılma talebinde bulunduğu, müşteki vekili 23/01/2008 tarihli oturumda sanık hakkında şikayetlerinin devam ettiğini belirttiği halde mahkemece hakaret ve tehdit suçlarından davaya katılmak isteyip istemediklerinin sorulmayarak CMK'nin 238/2. maddesine muhalefet edilmesi, 2) Katılan vekilinin tüm sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan verilen beraat kararlarını temyizi üzerine yapılan incelemede; Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak; a) Tanık Ziya Metin Uyar'ın sanıklar aleyhine olan beyanlarına ifadesini değiştirmesi nedeniyle itibar edilemeyeceği anlaşılmışsa da, katılan aleyhine olan sonraki beyanları için de yine menfaat karşılığı olması yada baskı karşısında değiştirilmiş olması ihtimalinin bulunması nedeniyle aynı şekilde itibar edilemeyeceği, tanık ...'nin de soruşturma aşamasında verdiği beyanında, katılanı ilk gördüğünde başını camdan çıkardığını, mahkeme huzurunda ise araçtan indiğini belirttiği; yine soruşturma aşamasında kahveye doğru giderken sanığı gördüğünü, mahkeme huzurunda ise koyunlarına bakmaya giderken gördüğünü ifade ettiği anlaşılmakla, tanıkların çelişkili anlatımlarına itibar edilemeyeceğinin gözetilmeden hüküm kurulması, b) Olaydan hemen sonra katılanın kendilerine yaralama fiillerin gerçekleştiren şahısları ifade ettiğine ilişkin tanıklıkları bulunan tanıklar ... dinlenmeden,eksik inceleme ile hüküm kurulması, c) Katılanın Adli Tıp raporundaki yaralanmaları nazara alındığında, kendini raporda belirtilen derecede döven gerçek sanıklar varken onlar yerine sanıklara iftira cihetine gitmesinin hayatın olağan akışına aykırı olacağının gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.