Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2009/1265 E. 2010/1985 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/1265
- Karar No
- 2010/1985
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Sanık ...'nın beraatine, diğer sanık ...'nın mahkumiyetine ve teciline dair, Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşülüp düşünüldü: 1-Katılan idare temsilcisinin süresi içinde verdiği süre tutum dilekçesinde sadece ...'nın ismini yazıp diğer sanıkları belirtmediği, 28.11.2006 havale tarihli sonraki dilekçesinde ... ile birlikte müdahil olduğu diğer sanıkların da ismini yazarak temyiz isteminde bulunmuş ise de, hükmün 14.12.2006 tarihinde yüzüne karşı açıklanmasından sonra 7 günlük yasal temyiz süresini geçirmiş bulunduğu anlaşılmakla, sanıklar ..., ... , ... ve ...'ya ait temyiz istemlerinin CMUK'nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 2- O Yer C. Savcısının sanıklar ..., ... ve ... haklarındaki temyiz istemininin değerlendirilmesinde; 08.03.2004 tarihli iddianame de ismi geçen şahıslar iddianamenin başlığında sanık olarak yazılmış ise de anlatımında sadece araçlarının suçta kullanıldığından söz edilip 6831 sayılı kanunun 108/son madde kapsamında müsadereleri istenmiş olmakla haklarında açılan dava müsadere istemine ilişkin olup başka bir müeyyide istenmediğinden iddianamenin içeriği de aynı mahiyette olduğundan ve mahkemenin kabulü de bu doğrultuda bulunduğundan tebliğnamedeki 2 nolu bozma düşüncesine iştirak edilmeyerek O Yer C. Savcısının temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3- Müdahil temsilcisinin ve sanık vekilinin temyizi üzerine sanık ... yönünden kurulan hükmün incelenmesinde; Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede: Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 Sayılı Kanunla, özel nitelikte olan 6831 Sayılı Orman Kanununda getirilen köklü değişikliklerin ve ceza sisteminin lehe hükümlerinin bütün halinde değerlendirme sonucu 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunun 7. maddesi dikkate alınarak sanık lehine uygulanması gerekliliği ve 5728 Sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası uyarınca CMK'nun 231/5, 14. madde ve fıkralarında öngörülen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında ceza sınırının 2 yıla çıkartılması ve soruşturma ile kovuşturması şikayete bağlı suç olma şartının kaldırılması kuralları gereğince bu hususların mahalli mahkemece birlikte değerlendirilmesi lüzumu, Bozmayı gerektirmiş, katılan temsilcisi ve sanık ... vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 11.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.