Yargıtay · 23. Ceza Dairesi

Yargıtay 23. Ceza Dairesi 2015/6476 E. 2016/893 K.

Konu: Nitelikli Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
23. Ceza Dairesi
Esas No
2015/6476
Karar No
2016/893
Karar Tarihi
Konu
Nitelikli Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : TCK'nın 158/1-f-son ve 62. maddelerince 2 yıl 6 ay hapis cezası ve 12.156 TL adli para cezası ayrıca TCK'nın 53/1 ve 52/4. maddesi, TCK'nın 204/1 ve 62. maddelerince 1 yıl 8 ay hapis cezası ayrıca TCK'nın 53/1 maddesi Dosya incelenerek gereği düşünüldü: ...Gıda ve İnşaat Sanayi Ltd. Şti.'nin ortaklarının ... isimli şahıslar olduğu, şirket yetkilisinin ise ... olduğu, bu şahısların sanığın yanında çalışan işçiler olduğu, sanığın da bu şirketin gerçek sahibi olduğu, sanığın şirket adına çek keşide etmeye yetkili olmadığı halde şirket müdürü ...'ın bilgisi ve izni olmaksızın 05.06.2005 keşide tarihli, 7.294 TL bedelli çeki keşide ederek... adlı kişiye ciro ederek verdiği ve daha sonra ciro silsilesiyle suça konu çekin katılana ulaştığı ve muhatap bankaya suça konu çeki 05.07.2005 tarihinde ibraz ettiğinde karşılıksız çıktığı, bu şekilde sanığın resmi belgede sahtecilik ve banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia ve kabul olunan somut olayda; 1-Resmi belgede sahtecilik suçundan yapılan temyiz incelemesinde; Sanığın şirket yetkilisi olmadığı halde, şirket adına çeki keşide ederek piyasaya sürmek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğine yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; a) Sanığa yüklenen suçun niteliği itibariyle maddi bir zarara neden olmadığı gözetilmeden, maddeye yanlış anlam verilerek zararın karşılanmadığından bahisle, 5728 sayılı Kanun'un 562. maddesiyle değişik CMK'nın 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin hükümlerin sanık hakkında uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi Kabule göre de; b) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 2015/85 sayılı iptal kararı uyarınca TCK'nın 53. maddesi ile ilgili uygulamanın yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması hususu, 2-Nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde; a) Suça konu çekin katılana ciro edilmek suretiyle silsile yolu ile geçtiği anlaşılmakla sanığın çeki keşide ettiği belirtilen ... isimli kişinin mağdur sıfatıyla dinlenerek çekin kendisine önceden doğan borç karşılığı verilip verilmediği, çekin keşide tarihinin 05/06/2005 olması da gözetilerek çekin kendisine hangi tarihte verildiğinin tespit edilmesi ve toplanan tüm delillerin sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm verilmesi, Kabule göre de; b) 5237 Sayılı TCK'nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f), (j) ve (k) bentlerinde belirtilen nitelikli hallerde suçtan elde edilen haksız menfaati belli ise; TCK'nın 52. madde hükmü de gözetilmek sureti ile haksız menfaati iki katından az olmayacak şekilde temel adli para cezası aynı Kanun'un 61. maddesi uyarınca gün olarak belirlenerek artırım ve indirimler gün üzerinden yapıldıktan sonra, ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı 52/2. madde hükmü gereğince 20-100 TL arasında takdir edilecek miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerekirken doğrudan elde edilen haksız menfaatin iki katı esas alınmak suretiyle uygulama yapılması c) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 2015/85 sayılı iptal kararı uyarınca TCK'nın 53. maddesi ile ilgili uygulamanın yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması hususu Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.02.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2015/6476, K. 2016/893, T. 08.02.2016, www.arakarar.com/karar/yargitay-23-ceza-dairesi-2015-6476-e-2016-893-k-ed92741b12c6