Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2013/32907 E. 2013/26385 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/32907
Karar No
2013/26385
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :... Mahkemesi

DAVA : Davacı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından tanzim edilen tutanağın iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, müvekkiline ait işyerinin eski çalışanlarından olan ...'nun başvurusu üzerine yapılan incelemede, işçiye ihbar tazminatı ödenmesi gerektiğinin belirtildiği, sözkonusu tespitin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek 06.12.2011 tarihli tutanağın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davanın husumetten ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davalı idare tarafından tutulan tutanak ve yapılan işlemlerin aksi ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 4857 sayılı ... Kanunu'nun 92/3. maddesi kapsamında, işçi alacaklarına dair ... müfettişlerince düzenlenen rapor ve tutanakların içeriğine ilişkin olup, bu hususta açılacak davaların hukuki niteliğinin değerlendirilmesi gerekmektedir. 4857 sayılı Kanun’un 91. maddesinin 2. fıkrasında, “30/1/1950 tarihli ve 5521 sayılı ... Mahkemeleri Kanunu'nun 10. maddesine istinaden ... sözleşmesi fiilen sona eren işçilerin kanundan, ... ve toplu ... sözleşmesinden doğan bireysel alacaklarına ilişkin şikayetleri Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bölge müdürlüklerince incelenir” denilmiştir. 4857 sayılı Kanun'un 92. maddesinin 3. fıkrasında ise, “Çalışma hayatını izleme, denetleme ve teftişe yetkili ... müfettişleri ile işçi şikayetlerini incelemekle görevli bölge müdürlüğü memurları tarafından tutulan tutanaklar aksi ispatlanıncaya kadar geçerlidir. ... müfettişleri tarafından düzenlenen raporların ve tutulan tutanakların işçi alacaklarına ilişkin kısımlarına karşı taraflarca otuz gün içerisinde yetkili ... mahkemesine itiraz edilebilir. ... mahkemesinin kararına karşı taraflarca 5521 sayılı Kanun'un 8. maddesine göre kanun yoluna başvurulabilir. Kanun yoluna başvurulması ... mahkemesince hüküm altına alınan işçi alacağının tahsiline engel teşkil etmez.” hükmüne yer verilmiştir. Öte yandan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 105 ilâ 113. maddeleri arasında dava çeşitleri düzenlenmiştir. ... davası davalının, bir şeyi vermeye veya yapmaya yahut yapmamaya mahkûm edilmesinin talep edildiği dava türü olarak tanımlanmış iken, tespit davası, mahkemeden, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesinin talep edildiği dava çeşidi olarak açıklanmıştır. 4857 sayılı Kanun’un 92. maddesinin 3. fıkrasına göre ... müfettişi raporlarına karşı açılan davalar, işçilerin bireysel başvuruları üzerine ... müfettişi tarafından işçi alacaklarına ilişkin yapılan tespitlere karşıdır. Bu tespite işçi tarafından, yapılan tespitin eksik olduğu ve daha fazla alacağın bulunduğu gerekçesiyle itiraz ediliyorsa dava, ... davası niteliğindedir. Sözkonusu tespite, işveren tarafından yapılan tespitin hatalı olduğu ve tamamen ya da kısmen borçlu olunmadığı gerekçesiyle itiraz ediliyorsa dava, menfi tespit davası niteliğindedir. Bu son halde, kanunda özel olarak düzenlenmiş olması sebebiyle, davacı işverenin bu davayı açmakta, kanunun ifadesiyle “hukuken korunmaya değer güncel bir yararı” bulunduğu kabul edilmelidir. Başka bir ifadeyle tespit davaları için ayrıca araştırılan hukuken korunmaya değer güncel bir yarar şartının bu dava açısından mevcut olduğu değerlendirilmelidir. Görüldüğü üzere, ... müfettişi raporlarının işçi alacaklarına yönelik kısımlarına karşı, işçi ya da işveren tarafından açılacak davalar, yerine göre ... davası yerine göre ise menfi tespit davası özelliği göstermekte olup her halükarda bu davalarda, işçi ve işverenin taraf olarak yer alması gerekmektedir. Somut olayda, 4857 sayılı ... Kanunu'nun 92. maddesinde ... müfettişleri tarafından düzenlenen raporların ve tutanakların işçi alacaklarına ilişkin kısımlarına itiraz edebilme imkanını tanıyan düzenleme nedeniyle davacı işverenin Bakanlığa karşı dava açtığı anlaşılmaktadır. Ancak davanın niteliği itibariyle menfi tespit davası olduğu Dairemizce kabul edildiğinden davanın işçiye karşı açılması gerekir. Bu sonuca Dairemizin uygulaması ile varıldığı için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124. maddesi uyarınca davacıya davasını işçiye yöneltmesi için usulüne uygun süre verilmeli, sonucuna göre yargılamaya devam edilerek bir karar verilmelidir. Taraf teşkili sağlanmadan yargılama sürdürülerek davanın sonuçlandırılması isabetsiz olup bu husus bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ : Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/32907, K. 2013/26385, T. 21.11.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-22-hukuk-dairesi-2013-32907-e-2013-26385-k-5ef0cc2edc29