Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2012/29256 E. 2013/27499 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/29256
Karar No
2013/27499
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :... Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, müvekkilinin 13.01.2002 tarihinden itibaren davalı üniversitede çalıştığını, 25.07.2011 tarihinde emekli olması nedeniyle işyerinden ayrıldığını, kıdem tazminatı ve yıllık izin ücretlerinin ödenmesi için üniversiteye başvurduğunu ancak hizmet alımı yürüten firmalar tarafından ödenmesi gerektiğinin belirtildiğini, net 759 TL ücret aldığını belirterek kıdem tazminatı ile yıllık izin alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının müvekkili üniversitenin hizmet alımı temini neticesinde firmaların elemanı olarak çalıştığını, davacının alacaklarından ilgili şirketlerin sorumlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davacının başlangıçtan itibaren hizmet alım sözleşmeleri kapsamı dışında çalıştığı, fiilen hizmet alım sözleşmenin kapsamı dışında çalıştırılan davacının, bu işte emir ve talimatları doğrudan davalı yetkililerinden aldığı, davacı işçi bakımından davalı ile ilgili şirketler arasında alt işveren-asıl işveren ilişkisi bulunmadığı, davacı işçinin doğrudan davalı işçisi olduğu, davalı kurumun davacının tüm çalışmalarından işveren sıfatı ile sorumlu olduğu, davalı tarafça yıllık izin defteri sunulmadığı,imzasız ücret bordrolarında 2004 yılı Temmuz ayında 7 gün, Eylül ayında 5 gün, 2010 yılı Ekim ayında 7 gün, 2011 yılı Haziran ayında 9 gün olmak üzere toplam 28 gün yıllık ücretli izin kaydı bulunduğunu, yıllık izinlerin kullandırıldığı hususu imzasız ücret bordroları ile ispatlanamayacağını, davacının fesih tarihi itibarı ile 166 gün izin ücreti alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Taraflar arasında uyuşmazlık konusu davacı işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait ücretlere hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır. 4857 sayılı ... Kanunu'nun 59. maddesinde ... sözleşmesinin herhangi bir sebeple sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için ... sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı sebebe dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır. İşçinin işe iade davası açması durumunda, izin ücretinin talep edilip edilemeyeceği davanın sonucuna göre belirlenmelidir. Gerçekten işçinin dava sonucu işe başlatılması durumunda, önceki fesih ortadan kalkmış olmakla ve ... ilişkisi devam ettiğinde 4857 sayılı Kanun'un 59. maddesi uyarınca izin ücreti istenemez. İşçinin işe başvurusuna rağmen kanuni bir aylık işe başlatma süresi içinde işe alınmaması halinde ise, işe başlatmama anı fesih tarihi olarak kabul edildiğinden, izin alacağı bu tarihte muaccel olur. Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Somut uyuşmazlıkta, davacı yıllık izin alacaklarının ödenmediğini belirtmiştir. Davalı taraf ise davacının yıllık izinlerini kullandığını beyan etmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının ücret bordrolarına göre 28 gün yıllık izin kaydının bulunduğunu ancak bordroların imzasız olması nedeniyle dikkate alınmayacağı belirterek yıllık izin alacağını hesaplamıştır. Dosyada bulunan hesap ekstresinde davacının 2009 yılından itibaren maaş ödemeleri bulunmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 169 ve devamı maddeleri gereğince davacı isticvap olunarak hesap ekstresine göre ödendiği anlaşılan aylardaki yıllık izinleri ile imzasız ücret bordrolarında belirtilen yıllık izinlerini kullanıp kullanmadığı hususları sorularak kullanıldırılmayan izin süresi tespit edilmeli ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, 29.11.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/29256, K. 2013/27499, T. 29.11.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-22-hukuk-dairesi-2012-29256-e-2013-27499-k-38df2ccd2dc5