Yargıtay · 21. Hukuk Dairesi

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2010/6226 E. 2011/11513 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/6226
Karar No
2011/11513
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, murusinin ilk kesinti tarihini takip eden aybaşından 31.12.2002 tarihine kadar tarım ... sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R 1-Dosyadaki yazılara,toplanan delillere, kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine. 2-Dava;davacının eşi sigortalı ...'un ilk prim kesintisini takip eden aybaşından itibaren 31.12.2002 tarihine kadar tarım ... sigortalılığının tespiti ,ayrıca davacıya 1.4.2010 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanması istemlerine ilişkindir. Mahkemece,davanın kısmen kabulüne davacının murisi ...'un 1.10.1995-31.12.2002 tarihleri arasında tarım ... sigortalısı olduğunun tespitine ayrıca davacıya 1.4.2010 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanmasına karar verilmiştir. Davanın yasal dayanağını 2926 sayılı Yasa ve 17.4.2008 tarihli 5754 sayılı Kanunun 23. maddesi ile 5510 sayılı Yasa’ya eklenen ve 30.4.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasanın Geçici 17. maddesi oluşturmaktadır. 2926 sayılı Yasa'da 506 sayılı Yasa’nın 79.maddesine koşut geçmiş Tarım ... hizmetlerinin tespitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. 2926 sayılı Yasa’nın 7. maddesi hükmüne göre, bu yasaya göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Anılan Yasa’nın 5. maddesi ile 7. madde de belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir. 2926 sayılı Yasa’nın 2. ve 3. maddeleri kapsamında, kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan yasanın uygulanma tarihinde 58 yaşını dolduran kadınlarla, 60 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından Tarım ... sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır. Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir. Diğer yandan resen tescil başlığını taşıyan 9.maddeye göre bu yasa kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren 3 ay içinde Kuruma kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurumca resen yapılması gerekmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 36.maddesi kapsamında Kurum’un prim alacaklarını Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür. Bu bağlamda 2.madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek ...’a ödenmesi halinde kayıt ve tescil için Kuruma başvuru olmasa dahi bahse konu biçim de prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır. ...’un iş bu prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı resen kayıt ve tescil etmemesi yasanın kendisine yüklediği resen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 10.maddesine göre kayıt ve tescil işlemlerinde Valilik, Kaymakamlık, Özel İdare, Belediye, Muhtarlık ve Nüfus İdareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, Tarım Satış Kooperatifler Kanununa göre kurulan ... Ekicileri İstihsal Kooperatifleri ile Birliği, T.Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Bu kayıtların tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olduğu ortadadır. 17.4.2008 tarihli 5754 sayılı Kanunun 23. maddesi ile 5510 sayılı Yasa’ya eklenen ve 30.4.2008 tarihinde yürürlüğe giren Geçici 17. madde de ise kendi adına ve başkası hesabına bağımsız çalışanlarla tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, 1479 ve 2926 sayılı Kanunlara göre tescilleri yapıldığı halde, bu maddenin yürürlük tarihi itibariyle beş yılı aşan süreye ilişkin prim borcu bulunanların, bu sürelere ilişkin prim borcu bulunanların, bu sürelere ilişkin prim borçlarını, prim borçlarının ödenmesine ilişkin kurumaca çıkarılacak genel tebliğin yayımı tarihini takip eden aybaşından itibaren 6 ay içinde ödemeleri halinde, prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibariyle,prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibariyle sigortalılıklarının durdurulacağı, prim borcuna ilişkin sürelerin sigortalılık süresi olarak değerlendirilmeyeceği ve bu sürelere ilişkin Kurum alacaklarının takip edilmeyerek Kurum alacakları arasında yer verilmeyeceği bildirilmiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının öncesinde tarım ... sigortalılığı tescilinin bulunmadığı,27.9.1995 tarihinden 2001 tarihine kadar aralıksız prim tevfikatının bulunduğu,1993-2007 tarihleri arasında ziraat odası kaydının olduğu ve 1995-2002 tarihleri arasındaki prim borçlarını 22.3.2010 tarihinde ödediği,dava dilekçesinde tespiti istenen son sigortalılık tarihinin 9.12.2006 olmasına rağmen 13.1.2009 tarihli oturumda davacı vekilince ölüm aylığı bağlanması için yeterli olduğundan talep daraltılarak 31.12.2002 tarihine kadar davacının murisinin tarım ... sigortalılığına karar verilmesinin istendiği ve davacı vekilinin vekaletnamesinden feragate yetkili olduğu anlaşılmıştır. Somut olayda;sigortalı ...'un kesinti ve kayıtlarına göre 1.10.1995 tarihinden ölüm tarihi olan 9.12.2006 tarihine kadar 2926 sayılı Yasa kapsamında tarım ... sigortalılığı şartlarına haiz olduğu açıksa da mahkemenin taleple bağlı kalarak 31.12.2002 tarihine kadar tespit kararı vermesi doğrudur .Ancak sigortalının sadece 1.10.1995-31.12.2002 tarihleri arasındaki dönem bakımından pirim borçlarının ödenip primleri ödenmeyen 31.12.2002 – 9.12.2006 tarihleri arasındaki dönem bakımından 5 yıldan fazla süreyle prim borcunun olmadığının da anlaşılmasına göre 5510 sayılı yasanın geçici 17 . maddesinin sigortalı hakkında uygulanma imkanı yokken 31.12.2002 – 9.12.2006 tarihleri arasındaki dönem bakımından sigortalının pirim borcunun bulunduğunun ve bu prim borcunun davalı kurumca her zaman tahsilinin mümkün olduğunun mahkemece hükümde belirtilmeyerek yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 2. bendinin tümüyle silinerek yerine; “31.12.2002 – 9.12.2006 tarihleri arasındaki dönem bakımından feragat nedeniyle istemin reddine,primleri ödenmeyen bu dönemlere ilişkin davalı kurumun her zaman prim borçlarını tahsil imkanının olduğunun anlaşılmasına. ” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 28.11..2011 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2010/6226, K. 2011/11513, T. 28.11.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-21-hukuk-dairesi-2010-6226-e-2011-11513-k-a5919eb519e3