Yargıtay · 21. Hukuk Dairesi
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2010/14087 E. 2012/981 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 21. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/14087
- Karar No
- 2012/981
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... 4. İş Mahkemesi Davacı, 5510 sayılı Yasanın geçici 25. maddesinin 4. bendine göre borçlarının yapılandırılmasına ve aksi yöndeki kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Dava, davacının 5797 sayılı Yasa’nın 4. maddesi ile 5510 sayılı Yasa’ya eklenen Geçici 25. maddesi uyarınca prim borçlarının yapılandırılmasından yararlanmadırılmasına ilişkin istemlerini reddeden Kurum işleminin iptali ile 5510 sayılı Yasa'nın geçici 25.maddesinin 4.fıkrası uyarınca geçici 24.maddenin 7.fıkrasından yararlandırılması istemine ilişkindir. Mahkemece istemin reddine karar verilmiş ise de varılan bu sonuç usul ve yasaya uygun değildir. Davanın yasal dayanağı olan 15.5.2008 kabul tarihli 5763 sayılı Yasa’nın 27. maddesi ile 5510 sayılı Yasa’ya eklenen Geçici 24. maddesine göre 1479 sayılı Yasa ve 2926 sayılı Yasa’ya göre sigortalı olanların 31.3.2008 tarihine kadar olan prim ve sosyal güvenlik destek primi borçlarının bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden iki ay içinde yazılı olarak başvurulması kaydıyla belirtilen şartlarla peşin veya yirmidört aya kadar eşit taksitler halinde ödeneceği, 31.7.2008 kabul tarihli 5797 sayılı Yasa’nın 4. maddesi ile 5510 sayılı Yasa’ya eklenen Geçici 25. maddeye göre de, sigortalıların Geçici 24. madde kapsamına giren ve bu madde hükümlerine göre prim borçlarını yapılandırmamış olmaları halinde maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yirmi gün içinde yazılı olarak başvurulması kaydıyla belirtilen şartlarla peşin veya oniki aya kadar eşit taksitler halinde ödeneceği belirtilmiş ve son başvuru tarihi 8.9.2008 tarihine kadar uzatılmıştır.Aynı Yasa'nın geçici 25. maddesinin 4. fıkrasında, geçici 24. maddenin dördüncü, beşinci, altıncı, yedinci, sekizinci, dokuzuncu, onuncu ve onbirinci fıkralarının bu maddeden yararlanmak için başvuranlar hakkında da uygulanacağı belirtilmiş,geçici 24.maddenin 7.fıkrasında ise, bu madde kapsamına giren borçları ilgili Kanunlar gereğince tecil ve taksitlendirilmiş veya yapılandırılmış olan borçlularca, tecil ve taksitlendirme veya yapılandırma işlemlerinin bozularak birinci fıkra kapsamına giren borçlarının bu maddeye göre peşin ödenmesinin veya taksitlendirilmesinin başvuru süresi içinde yazılı olarak talep edilmesi halinde, daha önce yapılmış olan tecil ve taksitlendirme veya yapılandırma işlemlerinin bozularak, ödemiş oldukları tutarların sosyal güvenlik mevzuatının ilgili hükümlerine göre mahsup edildikten sonra birinci fıkra kapsamına giren kalan borçlarının bu maddeye göre peşin ödeneceği veya taksitlendirileceği belirtilmiştir. Somut olayda, davacı şirketin 5510 sayılı Yasa'nın geçici 24.maddesinden yararlanmak için süresinde Kuruma başvurduğu,prim borçlarını yapılandırarak taksitlendirdiği ancak geçici 25.maddenin yürürlüğe girmesi üzerine bu kez bu madde uyarınca yapılandırmadan yararlanmak üzere Kuruma başvurduğu, Kurumun ise davacının geçici 24.madde uyarınca taksitlendirme işlemi geçerli iken geçici 25.madde uyarınca peşin ödemeden yararlanamayacağı gerekçesiyle davacıyı geçici 25.maddeden yararlandırmadığı anlaşılmaktadır.Oysa yukarıda açıklanan yasal düzenleme uyarınca davacı süresi içinde geçici 25.maddeden yararlanmak için Kuruma başvurduğuna göre bu maddenin 4.fıkrası uyarınca yollama yapılan geçici 24.maddesinin 7.fıkrasında belirtilen şartlarla prim borçlarının yapılandırılması gerektiğinden istemin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle istemin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 02.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.