Yargıtay · 21. Hukuk Dairesi

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2010/12579 E. 2011/11871 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/12579
Karar No
2011/11871
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, 5510 sayılı Yasadan yararlandırılması gerektiğinin tesbitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu,işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Davacı, davalı kurumun zamanında sigortalılık tescilini yapmaması sebebiyle 5510 sayılı Yasaya 5763 sayılı Yasa ile eklenen Geçici 24. maddeden yararlanma süresini kaçırdığından bahisle bu yasadan faydalandırılmasının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece davacının öncelikle Kuruma başvurması gerektiği, davacının Kuruma başvurusunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 1.8.1999-17.2.2010 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasaya tabi sigortalı sayıldığı, davalı kurumun 6.5.2010 tarihli yazısında davacının ilgili yasadan yararlanmak için kuruma herhangi bir başvuru ve talepte bulunmadığının bildirildiği davacı vekilinin de 19.10.2010 tarihli oturuma katılarak yapılandırma yasasından faydalanmak hususunda kuruma herhangi bir başvurularının olmadığını beyan ettiği anlaşılmaktadır. HUMK’nun 179/4. maddesi gereğince davacı, kural olarak dava dilekçesinde hukuki sebeplerin (kanun hükümlerinin) özetini bildirmelidir. Ancak bu dava dilekçesinin zorunlu unsuru değildir. Dava dilekçesinde hukuki sebeplerin gösterilmemiş olmasının müeyyidesi yoktur. Çünkü HUMK’nun 76. maddesine göre hakim Türk Kanunlarını kendiliğinden (re’sen) uygulamakla yükümlüdür. Davacının dava dilekçesinde bildirildiği vakıalara uygulanacak hukuk kuralını bulup uygulamak Türk Kanunlarını uygulamak demektir. Daha açık bir anlatımla hakim tarafların bildirdikleri hukuki sebeplerle bağlı olmayıp tarafların dilekçelerinde bildirdikleri vakıaların hukuki sebebini re’sen araştırır ve belirler. 22.02.2006 tarihinde kabul edilen ve 04.03.2006 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak 01.04.2006 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 5458 sayılı Sosyal Güvenlik Prim Alacaklarının Yeniden Yapılandırılması Ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 2/1. maddesinde “ 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu ile 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununa göre, 31/3/2005 tarihine kadar tahakkuk ettiği halde bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar ödenmemiş olan prim ve sosyal güvenlik destek primi borçları; bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki ay içerisinde Kuruma yazılı olarak başvurmak şartıyla, prim asıllarına ödeme süresinin bitiminden itibaren 31/12/1998 tarihine kadar uygulanan oranlara göre gecikme zammı hesaplanmak; 1/1/1999 tarihinden 31/12/2004 tarihine kadar Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan toptan eşya fiyat endeksi (TEFE) aylık değişim oranı; 1/1/2005 tarihinden yeniden yapılandırma başvurusunun yapıldığı tarihten önceki ayın sonuna kadar ise Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan üretici fiyat endeksi (ÜFE) aylık değişim oranı uygulanmak suretiyle, bu madde ve 3 üncü madde hükümlerine göre yeniden yapılandırılır ” denilmek suretiyle 31.3.2005 tarihine kadar biriken ve ödenmeyen primlerin yeniden yapılandırılmak suretiyle tahsili öngörülmüş, SGK Yönetim Kurulunun 30.5.2006 tarih ve 327 sayılı kararıyla başvuru süresi 30.6.2006 tarihine kadar uzatılmış, 15.5.2008 kabul tarihli 5763 sayılı Yasa’nın 27. maddesi ile 5510 sayılı Yasa’ya eklenen Geçici 24. maddeye göre de 1479 sayılı Yasa ve 2926 sayılı Yasa’ya göre sigortalı olanların 31.3.2008 tarihine kadar olan prim ve sosyal güvenlik destek primi borçlarının bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden iki ay içinde yazılı olarak başvurulması kaydıyla belirtilen şartlarla peşin veya yirmidört aya kadar eşit taksitler halinde ödeneceği, 31.7.2008 kabul tarihli 5797 sayılı Yasa’nın 4. maddesi ile 5510 sayılı Yasa’ya eklenen Geçici 25. maddeye göre de, sigortalıların Geçici 24. madde kapsamına giren ve bu madde hükümlerine göre prim borçlarını yapılandırmamış olmaları halinde maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yirmi gün içinde yazılı olarak başvurulması kaydıyla belirtilen şartlarla peşin veya oniki aya kadar eşit taksitler halinde ödeneceği belirtilmiş ve son başvuru tarihi 8.9.2008 tarihine kadar uzatılmıştır. Öte yandan 13.2.2011 kabul ve 25.2.2011 yayım tarihli 6111 sayılı Yasanın 12. maddesine göre “ (1) 2010 yılı Kasım ayı ve önceki aylara ilişkin olup bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce tahakkuk ettiği halde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş olan; a) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamındaki sigortalılık statülerinden kaynaklanan; sigorta primi, emeklilik keseneği ve kurum karşılığı, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi, b) Bu Kanuna göre yapılan başvuru tarihi itibarıyla ilgili mevzuatına göre ödenmesi imkanı ortadan kalkmamış isteğe bağlı sigorta primi ve topluluk sigortası primi, c) Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ilgili kanunları gereğince takip edilen damga vergisi, özel işlem vergisi ve eğitime katkı payı, asılları ile bu alacaklara ödeme sürelerinin bittiği tarihlerden bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar geçen süre için TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi halinde, bu alacaklara uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammı gibi fer’i alacakların tamamının tahsilinden vazgeçilir” hükmü getirilmiş ve son başvuru tarihi 31.5.2011 tarihine kadar uzatılmıştır. Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 1.8.1999-17.2.2010 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa’ya tabi tarım ... sigortalısı olarak tescil edilmiş olduğu, davalı Kuruma karşı bu talebini 1.4.2010 tarihinde açtığı dava ile yöneltmiş olduğu, mahkemece başvurunun 5763 ve 5797 sayılı Yapılandırma Yasalarına ilişkin başvuru süreleri içinde talepte bulunulmamış olmasından bahisle talebin ve davanın reddine karar verilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Kanunların geriye yürümesi konusunda mevzuatımızda genel bir düzenleme bulunmamaktadır. İlke olarak her yasa yürürlüğe girdiği andan itibaren derhal hukuksal sonuçlarını doğurmaya başlar. Bunun doğal sonucu da yasaların yürürlüğe girmelerinden önceki olayları etkilemeyeceği, başka bir anlatımla geriye yürümeyecekleridir. Ancak devam eden uyuşmazlıklarda, tamamlanmamış hukuki durumlara yeni yasa veya düzenleyici kural “derhal yürürlüğe girme” niteliği nedeniyle uygulanacak ve hukuki sonuçlarını doğuracaktır. Bu gibi durumlarda kanunların geriye yürümesi değil ani etkisi söz konusudur. Sosyal güvenlik hukukunun ilgi alanı kamusal olup otoritesi kamu düzenini ilgilendirmektedir. Bu nedenle sosyal güvenlik hukuku ile ilgili yasalar yürürlüğe girdiği andan itibaren derhal hukuksal sonuçlarını doğurur. Bu açıklamalar karşısında davanın 1.4.2010 tarihinde açıldığı da gözetilerek 25.2.2011 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan 6111 sayılı Yasa’nın 12. maddesinin tamamlanmamış hukuki durumlara uygulanacağının kabulü gerekir. Yapılacak iş; davacıdan 6111 sayılı Yasa’nın 12. maddesinden yararlanmak isteyip-istemediğini sormak yararlanmak istemediğini belirtmesi halinde davayı reddetmek, istediği taktirde ise süresinde yapılmış bir başvuru bulunduğu kabul edilerek çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir. O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,29.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2010/12579, K. 2011/11871, T. 29.11.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-21-hukuk-dairesi-2010-12579-e-2011-11871-k-9a5833085c8b