Yargıtay · 21. Hukuk Dairesi

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2009/1645 E. 2009/10960 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/1645
Karar No
2009/10960
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Dava, davacının iş kazası sonucu sürekli iş göremez duruma geldiği iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararın ödetilmesine ilişkin davalarda (tazminat davaları) öncelikle haksız zenginleşmeyi ve mükerrer ödemeyi önlemek için Kurum tarafından sigortalıya bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin tazminattan düşülmesi gerektiği Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir. Diğer yandan, sigortalıya bağlanacak gelir ve hükmedilecek tazminatın miktarını doğrudan etkilemesi nedeniyle, işçide oluşan meslekte güç kayıp oranının hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeksizin kesin olarak saptanması gerekir. 5510 sayılı Yasa’nın 13. maddesinde İş kazasının 4 ncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 5 nci madde kapsamında bulunan sigortalılar bakımından bunları çalıştıran işveren tarafından, o yer yetkili kolluk kuvvetlerine derhal ve Kuruma en geç kazadan sonraki üç işgünü içinde iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesi ile doğrudan ya da taahhütlü posta ile bildirilmesinin zorunlu olduğu, iş kazasının işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmesi halinde iş kazasının öğrenildiği tarihten başlayacağı, Kuruma bildirilen olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı hakkında bir karara varılabilmesi için gerektiğinde, Kurumun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları tarafından veya Bakanlık İş Müfettişleri vasıtasıyla soruşturma yapılabileceği bildirilmiştir. Öte yandan, 5510 sayılı Yasa’nın 18 nci maddesinde Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından istirahat raporu alınmış olması şartıyla; iş kazası nedeniyle iş göremezliğe uğrayan sigortalıya her gün için geçici iş göremezlik ödeneği verileceği, 19 ncu maddesinde iş kazası sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık Kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanacağı bildirilmiştir. Somut olayda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu tarafından yapılan tahkikat sonucu olayın iş kazası olduğunun bildirildiği, iş kazası olduğu iddia olunan olay ile ilgili olarak Sosyal Güvenlik Kurumunun 22.11.2004 gün ve 13971 sayılı ekli yazıları ile, olay ile ilgili iş kazası tahkikatının halen devam ettiğinin bildirildiği halde mahkemece bu işlem sonucunun ne olduğu olayın Kurumca iş kazası sayılıp sayılmadığı araştırılmadan ve SGK.ca sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi beklenmeden Avrasya Hospital adlı özel sağlık kuruluşu raporu ile sonuca gidildiği ortadadır. Yapılacak iş;olayın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından iş kazası sayılıp sayılmadığını ve yönteme uygun şekilde iş göremezlik oranının tespit edilip edilmediğini Kurumdan sormak, olayın Kurumca iş kazası olarak kabul edilmemesi halinde davacıya Sosyal Güvenlik Kurumuna ve hak alanını etkileyeceğinden işveren aleyhine “iş kazasının tespiti” davası açması için önel vermek, tespit davasını bu dava için bekletici sorun yaparak olayın iş kazası olduğunun tespiti halinde , ise davacıya Kuruma müracaat ederek sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi ve gelir bağlanma için önel vermek ve işgöremezlik oranını da tespit ettikden sonra çıkacak sonuca göre bir karar vermektedir. Mahkemece ,bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmektedir. O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalıların öteki itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 3.7.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2009/1645, K. 2009/10960, T. 13.07.2009, www.arakarar.com/karar/yargitay-21-hukuk-dairesi-2009-1645-e-2009-10960-k-cb87a4c8498e