Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/663 E. 2024/8805 K. – Tapu İptal Ve
Konu: Tapu İptal Ve Tescil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/663
- Karar No
- 2024/8805
- Karar Tarihi
- Konu
- Tapu İptal Ve Tescil
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2071 E., 2023/1965 K. KARAR : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi SAYISI : 2022/408 E., 2023/171 K. Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile tapu iptal ve davalı eş adına tesciline karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı ...'ın 10.09.2005 tarihinde evlendiğini, Kayseri ili, ... ilçesi, 347 ada 216 parsel 8 nolu bağımsız bölümde kayıtlı daireyi evlilik birliği devam ederken aile konutu olarak edindiklerini, söz konusu daireden başka ailenin ortak konutu bulunmadığını ve aile burasını ortak konut olarak kullandığını, dava konusu taşınmazı davacının haberi olmadan bilgisi ve razısı dışında 25.12.2019 tarihinde satış göstermek suretiyle devrettiğini, davalı ...'in taşınmazın aile konutu olduğunu bildiğini, davalı ...'in davalı eş ve babasının aile dostu olduğunu, aynı zamanda davalının babasının eski ortağı olduğunu, taşınmazın değerinin altında rakam ile satıldığını iddia ederek, aile konutu olan ve halihazırda ... adına kayıtlı dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacının eşi davalı ...'ın adına yeniden tesciline ve üzerine aile konutu şerhinin konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davalının mevcut daireyi satın aldığını tarihte bizzat daireyi gezdiğini ve kontrol ettiğini hatta bu husus da daire de herhangi bir oturan veya daireyi kullanan birisi olmaması sebebiyle mevut daireyi satın aldığını, tapu kaydındaki takyidatları incelediğini, taşınmaz üzerinde aile konutu şerhi göremediğini, adres kayıt sisteminden de araştırma yaptığını, taşınmazın aile konutu olduğuna dair bir emareye rastlamadığını, davacının iddiası gibi davalı ile veya davalının babası ile bir ortaklığının mevcut olmadığını, bizzat alacağını kurtarabilmek adına tapunun üzerinde bulunan takdiyatlar ile daireyi satın aldığını, açıkladığı olgularla mevcut yerin aile konutu olmadığının taraflar arasındaki boşanma dava tarihi itibariyle de sabit olduğunu, satıştan sonra davalı eşin ısrarla borcunu ödeyeceğini söyleyerek taşınmazın geri verilmesini talep ettiğini iddia ederek, davacının davasının reddini, kabul etmemekle müvekkili aleyhine bir tapu iptali yönünden karar verilmesi halinde de müvekkilinin daire üzerinde bulunan takdiyatların ödenmesi ve yine rehin borcunun ödenmesi sebebiyle müvekkilinin ödediği bedelin depo ettirilerek hüküm kurulmasını, Mahkeme aksi kanaatte ise de mevut daire üzerinde rehin hakkı tanınmasını talep etmiştir. 2.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; satış tarihinde taşınmazın aile konutu olarak kullandıkları bir yer olmadığını, boş ve atıl durumda olduğunu, taşınmazın kredi ile alındığını, borçlarını ödeyemediği için dairenin devrini yaptığını, taşınmazda oturulmadığını iddia ederek, davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI A. İlk Derece Mahkemesinin Birinci Kararı İlk Derece Mahkemesinin 06.10.2021 tarih ve 2020/6 Esas, 2021/448 Karar sayılı kararı ile; dava konusu taşınmazın davalılardan erkek eş adına tapuda kayıtlı olduğu ve bu eş tarafından davalılardan ...'ya satıldığı, celp edilen ... Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen 2019/319 Esas sayılı dosyada davacı ve eşi arasındaki boşanma davasının dava tarihinin 23.12.2019 olduğu ve bu dosyada davacı eşin dava tarihinden 8 ay öncesi ortak konuttan ayrıldığını, çocuklarına babasının baktığını beyan ettiği ve satım konusu edilen dava konu konusu taşınmazın bulunduğu adresin, işlem tarihi olan 26.12.2019 tarihinde ve halen taşınmazın davacı ve eşi tarafından aile konutu olarak kullanılmadığı, bu haliyle davacının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun)194 üncü maddesine dayanamayacağı, davacı vekili her ne kadar davayı ıslah etmek için süre talep etmiş ise de Yargıtay 2.HD nin 2021/264 Esas ve 2013/1119 Karar sayılı ilamında da görüleceği üzere davalıların taşınmazın satış bedeline itiraz etmediklerinin görüldüğü gerekçesi ile açılan davanın reddine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Gönderme Kararı 1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili tarafından davanın reddi yönünden istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 2.Bölge Adliye Mahkemesinin 19.10.2020 tarih ve 2022/1934 Esas, 2022/1911 Karar sayılı kararı ile Mahkemece yapılacak işin tarafların dava konusu konutu birlikte yaşadıkları dönemde aile konutu olarak kullanıp kullandıklarının belirlenmesi, davacı vekilinin bedeli artırmak istedikleri yönünde beyanda bulunduğu gözetilerek bu yönde davacı tarafa süre ve imkan verilmesi, tarafların gösterdikleri tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucu uyarınca bir karar verilmesinden ibaret olduğu, ayrıca görevin kamu düzenine ilişin olduğu, Mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerektiği, davaya "Aile Mahkemesi" sıfatıyla bakılması gerekirken, bu husus düşünülmeden Asliye Hukuk Mahkemesi olarak yargılamaya devam edilip, yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesi ile kararın kaldırılmasına ,belirtilen eksikliklerin tamamlanıp sonucuna göre karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. C. İlk Derece Mahkemesinin Son Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ile davalı ...'ın 25.07.2016 tarihinde evlendikleri, taraflar arasında 23.12.2019 tarihinde açılan boşanma davasının 02.03.2023 tarihinde karara bağlandığı ancak iş bu kararın kesinleşmediği, dolayısıyla evlilik birliğinin devam ettiği, somut olayda toplanan delillerden de anlaşılacağı üzere, davaya konu Kayseri İli, ... İlçesi, ... Mahallesi 347 ada, 216 parselde kayıtlı taşınmazda fiilen 8 nolu daire olarak tanımlanan konutun aile konutu olduğu, davacı eşin açık rızası alınmadan 23.12.2019 tarihinde taraflar arasında boşanma davası açıldıktan kısa bir süre sonra, davalı ...'nın bu taşınmazdaki hissesini diğer davalı ...'e 26.12.2019 tarihinde sattığı, eşin açık rızası alınmadan yapılan satış işleminin 4721 sayılı Kanun'un 194 üncü maddesine göre geçerli olmayacağı, tanık beyanlarından anlaşılacağı üzere, davalı ...'in davalı ...'nın babasının iş yerinde tır şoförü olarak çalıştığı, boşanma davası açıldıktan çok kısa bir süre sonra davalı ... tarafından babasının iş yerinde tır şoförü olarak çalışan aile dostu davalı ...'e yapılan devrin evlilik birliğinden mal kaçırmak kastı ile muvazaalı olarak yapıldığı kanaatine varıldığı, dava tarihi itibari ile taraflar geçimsizlik yüzünden ayrı olup aralarında kesinleşmemiş bir boşanma davası bulunsa da, tanık beyanları ile sabit olduğu üzere tarafların dava konusu taşınmazı belirli bir süre aile konutu olarak birlikte kullandıkları, bu durumda en son birlikte oturdukları davaya konu konutun aile konutu vasfını yitirmediği, her ne kadar ... İlçe Nüfus Müdürlüğünden gelen yazı cevabından tarafların yerleşim yeri adresleri farklı görünüyor ise de; davacının en son beyan tarihinin 13.10.2015 olduğu, davalının ise en son beyan tarihinin 13.06.2007 olduğu, nüfus kayıtlarının aksi ispatlanana kadar geçerli belgelerden olduğu ve aksinin tanık beyanları ile ispatlandığı, dava tarihi itibariyle davacı kadının davaya konu konut için tapu iptali ve tescil ile tapu kütüğüne konut ile ilgili aile konutu şerhi konulmasını istemekte haklı olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesi ile dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davalı ... adına tesciline ve taşınmaz üzerine aile konutu şerhi konulmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili isitnaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin iyi niyetinin korunmadığını, aile konutu olmayan taşınmaz için verilen iptal kararının yerinde olmadığını belirterek davanın kabulü yönünden istinaf başvurusunda bulunulmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, somut olayda; ilk derece mahkemesi kararında gösterilen gerekçeler ile tapu iptal ve diğer davalı ... adına tescil kararı verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, istinaf yoluna başvuran davalı taşınmazı devralmakta iyiniyetli olduğunu ileri sürüyor ise de; davalı ...'ın babasının boşanma davasında alınan beyanından dava konusu taşınmazın tarafların fiilen ayrıldığı tarihe kadar aile konutu olarak kullanıldığını ve taşınmazı devralan ...'nın arkadaşı olduğunu beyan ettiği değerlendirildiğinde davalının iyiniyetli olmadığının dairece kabul edildiği, kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesi ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1)inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf kanun yolu itirazlarını aynen tekrar ederek, davanın kabulü yönünden temyiz başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tarafından açılan aile konutu niteliğinde olan taşınmazın tapu iptal ve tescil ile aile konutu şerhi konulması davasının kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olup olmadığı noktasında toplanUyuşmazlık, davacı tarafından açılan aile konutu niteliğinde olan taşınmazın tapu iptal ve tescil ile aile konutu şerhi konulması davasının kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü, 6 ncı,194 üncü maddeleri, 1023 üncü maddesi; 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.