Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/5079 E. 2024/8092 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5079
Karar No
2024/8092
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/471 E., 2024/341 K. DAVA TARİHİ : 10.01.2022 KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurma İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 5. Aile Mahkemesi SAYISI : 2022/32 E., 2023/156 K. Taraflar arasındaki boşanan kadının kocasının soyadını kullanmaya iznin kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı kadın vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı erkek vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların Eskişehir 5. Aile Mahkemesinin 2021/766 Esas, 2021/728 Karar sayılı ilamı ile anlaşmalı olarak boşandıklarını, müvekkilinin " ... "soyadını kullanmaya devam etmesine izin verdiğini fakat davalının, boşanmamışlar gibi cevap verdiğini, ortak tanıdıkları kişilere "biz boşanmadık hala görüşüyoruz. akşamları buluşuyoruz. annesi babası gittikten sonra yine birlikte olacağız" gibi beyanlarda bulunduğunu, "ben ...'ın eşiyim" diyerek kendini tanıttığını, müvekkilinden ve soyadından faydalanmaya çalıştığını, müvekkilinin itibarını zedelediğini, davalının soyadını kullanmakta menfaatinin kalmadığını, şartların değiştiğini iddia ederek, davalı kadının "..." soyadının kullanmasına yönelik izninin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı kadın vekili cevap dilekçesinde özetle; iddiaların asılsız olduğunu, müvekkilinin kurumsal bir şirkette üst düzey yönetici olduğunu, ... soyadını kullanmakta menfaatinin olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Eskişehir 5. Aile Mahkemesinin 2021/766 Esas, 2021/728 Karar sayılı ilamı ile anlaşmalı olarak boşandıkları, boşanma sırasında erkek eşin, ''...'' soy isminin davalı kadın tarafından kullanılmasına izin verdiği, toplanan delillerden kadının erkek eşin soy ismini kullanmasında menfaatinin kalmadığı gerekçesi ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 173 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince açılan davanın kabulü ile davalı kadının nüfusta boşandığı eşinin iznine bağlı olarak kullandığı ''...'' soyadı için davacı tarafından verilen iznin kaldırılmasına,karar verilmiştir.. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kadın vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı kadın vekili istinaf dilekçesinde özetle;müvekkilinin "..." soyadını kullanmakta menfaatinin bulunduğunu, davacı erkek eşin iddialarını ispatlayamadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kabul edilen dava yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri yönünde hüküm kurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 4721 sayılı Kanun173 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince kadının boşandığı eşinin soyadını kullanmaya ilişkin iznin kaldırılabilmesi koşulların değişmesi haline bağlı olup, ispat yükü boşanan kadının soyadının kullanılmasında artık menfaati kalmadığı yahut kadının soyadını kullanmasının kendisine zarar verdiği iddiasında bulunan davacıda olduğu, ortak çocuğun velâyetinin anne ve baba tarafından ortak kullanıldığı, çocuğun fiilen davalı anne yanında ikamet ettiği, çocuğun halen ergin olmadığı, bu kapsamda çocuğun üstün yararının devam ettiği, yine davalının üst düzey yönetici olup çalışma hayatında bu soy ismini ile tanındığı, davalı kadının boşandığı eşinin soyadını kullanmakta menfaatinin olduğu ayrıca erkek eş tarafından kadının soyadını kullanımından kaynaklı somut bir zararın oluştuğunun ispat edilemediği, davacı tanıklarının soyut nitelikteki beyanlarının tek başına soyadının kullanımından kaynaklı zararına dayanak gösterilemeyeceği , Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yetersiz gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesinin doğru bulunmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, açılan davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı erkek vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı erkek vekili temyiz dilekçesinde özetle; anlaşmalı boşanma protokolü yapıldığı sırada davalının ... soyadını kullanmasına yönelik izin vermiş ise de değişen şartlar nazara alınarak davalının, müvekkile ait soyadını kullanmasına yönelik iznin kaldırılması gerektiğini belirterek davanın kabulü yönünden temyiz başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 4721 sayılı Kanun'un 173 üncü maddesinin dördüncü fıkrasına dayalı olarak açılan müvekkiline ait soyadını kullanmasına yönelik iznin kaldırılması istemli davanın reddi koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 190 ıncı, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci, 371 inci maddeleri. 4721 sayılı Kanun'un 173 üncü maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı erkek vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 31.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/5079, K. 2024/8092, T. 31.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-hukuk-dairesi-2024-5079-e-2024-8092-k-f0ca4b8fe898