Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/5066 E. 2024/6724 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5066
Karar No
2024/6724
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/547 E., 2024/677 K. KARAR : Bozmaya uyularak hüküm tesisi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen boşanma davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kısmen onanmasına, kısmen bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; kadın yararına 400.000,00 TL maddî tazminat, 175.000,00 TL manevî tazminat ile aylık 4.000,00 TL yoksulluk nafakasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı erkeğin aşırı asabi, çok kıskanç ve geçimsiz bir kişiliğe sahip olduğunu, evliliğin ilk günlerinden itibaren müvekkiline ağır hakaretlerde bulunup fiziki şiddet uygulamaya başladığını, izni ve gözetimi olmadan müvekkilinin dışarı çıkmasına müsaade etmediğini, müvekkiline psikolojik şiddet uygulayarak hayatı çekilmez hale getirdiğini, bir baba olarak çocuklara karşı gerekli ilgiyi göstermediğini, bayram günlerinde dahi müvekkilinin ailesinin yanına gitmesine izin vermediğini, müvekkilini aldattığını iddia ederek tarafların evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanmalarına, ortak çocuk ... lehine aylık 1.000,00 TL tedbir ve iştirak nafakasının, müvekkili lehine aylık 2.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile 150.000,00 TL maddî, 200.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 2.Davacı kadın vekili 20.12.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile dava dilekçesinde talep ettikleri aylık 2.000,00 TL yoksulluk nafakasının 4.000,00 TL arttırılarak 6.000,00 TL'ye yükseltilmesine, nafakanın her yıl ÜFE oranında arttırılmasına; dava dilekçesinde talep ettikleri 150.000,00 TL maddî tazminatın 350.000,00 TL arttırılarak 500.000,00 TL maddî tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı erkek süresinde verdiği cevap dilekçesinde özetle; davacının tüm iddialarının gerçek dışı haksız ve mesnetsiz olduğunu, davanın reddedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 06.03.2020 tarih 2019/78 Esas, 2020/266 Karar sayılı kararı ile davalı erkeğin davacı kadına fiziksel şiddet uyguladığı, bu nedenle davacı kadının evi terkettiği fakat aile ve çevre baskısı nedeni ile ortak konuta geri dönmek zorunda kaldığı, erkeğin fiziksel şiddet eylemini defalarca tekrarladığı, kadının fiziksel şiddete uğradığına dair raporun dosyada arasında olduğu, erkeğin; kadına ''...sen konuşma, sen sus, senden iğreniyorum...'' şeklindeki sözler söyleyerek onu hor gördüğü, kadına duygusal şiddet uyguladığı, bu hususların davacı kadının tanıklarının anlatımları ile sabit olduğu, İstanbul 8.Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/108 Esas, 2019/300 Karar sayılı kararından da anlaşılacağı üzere erkeğin kadını darp ettiği ve ''...senin kafana sıkarım...'' diyerek tehdit ettiği, boşanmaya neden olan olaylarda erkeğin tam kusurlu olduğu, kadının kusursuz olduğu bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizliğin mevcut ve sabit olduğu, olayların akışı karşısında davacı kadının davayı açmakta haklı olduğu, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı belirtilerek davanın kabulü ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, ortak çocuk ...'nin velâyetinin babaya verilmesine, anne ile kişisel ilişki kurulmasına, kadının ortak çocuk için tedbir ve iştirak nafakası talebinin reddine, tarafların tespit edilen ekonomik sosyal durumları ile banka yazı cevapları dikkate alınarak kadın için aylık 600,00 TL tedbir nafakasına, boşanma ile davacı kadının yoksulluğa düşeceği anlaşılmış olmakla kadın yararına aylık 1.000,00 TL yoksulluk nafakasına, yasal şartları oluştuğu gerekçesiyle kadın yararına 25.000,00 TL maddî ve 20.000,00 TL manevî tzminata karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin 06.03.2020 tarihli kararına kararına karşı; 1. Davacı kadın vekili; tazminatların ve nafakaların az olduğunu, yoksulluk nafakasının ÜFE oranında artırılmadığını belirterek; tazminatların ve nafakaların miktarları ve ÜFE talebi yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur. 2.Davalı erkek vekili; davanın kabulünün ve kusur belirlemesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin kusursuz olduğunu, kadının tazminat talepleri ile nafaka taleplerinin reddi gerektiğini, miktarların fazla olduğunu belirterek; davanın kabulü, kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 14.11.2022 tarih ve 2020/1123 Esas, 2022/1752 Karar sayılı kararı ile Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre, takdir edilen nafaka miktarının gelecek yıllarda artırılması konusunda oran olarak TÜİK'in yayınladığı yıllık ÜFE oranı, artış tarihi olarak da kararın kesinleştiği tarih benimsendiğinden davacının bu yöndeki istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının 2 nolu bendine "yoksulluk nafakasına kararın kesinleştiği tarihi takip eden yıllarda TÜİK'in yayınladığı yıllık ÜFE oranında artış uygulanmasına" ibaresinin eklenmesine; tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında tazminat miktarlarının az olduğu kanaatine varılmakla kadının tazminatlara yönelik istinaf talebinin kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının maddî ve manevî tazminat ile ilgili bentlerinin kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm tesis edilerek davacı kadın yararına 80.000,00 TL maddî ve 70.000,00 TL manevî tazminata; tarafların dosyaya yansıyan sosyal ve ekonomik durumları dikkate alındığında; kadın lehine tedbir ve yoksulluk nafakası hükmedilmesinin ve hükmedilen tedbir ve yoksulluk nafakası miktarlarının hakkaniyete uygun olduğu görüldüğü kadının diğer istinaf talepleri ile erkeğin tüm istinaf taleplerinin esastan reddine verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairenin 14.06.2023 tarihli ve 2023/85 Esas, 2023/3174 Karar sayılı kararı ile kadın yararına takdir edilen yoksulluk nafakası ile maddî ve manevî tazminatların miktarının az olduğu gerekçesi ile kararın bozulmasına, erkeğin tüm, kadının ise sair temyiz itirazlarının reddiyle kararın bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin onanmasına karar verilmiştir. B. İkinci Bozma Kararı 1.Bozmaya uyan Bölge Adliye Mahkemesinin 21.11.2023 tarihli, 2023/1348 E., 2023/1471 K. sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak kadının tazminat ve yoksulluk nafakasının miktarlarına ilişkin istinaf talebinin kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin ilgili bentlerinin kaldırılmasına, yerine yeniden hüküm kurulmasına kadın yararına aylık 2.500,00TL yoksulluk nafakasına, nafakanın kararın kesinleştiği tarihi takip eden yıllarda TÜİK'in yayınladığı yıllık ÜFE oranında artırılmasına, 125.000,00 TL maddî 100.000,00 TL manevî tazminata karar verilmiştir. Karara karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunulmuştur. 3.Dairenin 13.02.2024 tarih, 2024/163 Esas, 2024/793 Karar sayılı kararıyla; tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davacı kadın yararına takdir edilen yoksulluk nafakası miktarının bozma ilamında belirtilen ilkelere ve bozmanın amacına uygun olmayıp az olduğu, yine tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, davacı kadın yararına hükmolunan maddî ve manevî tazminat miktarlarının bozma ilamında belirtilen ilkelere ve bozmanın amacına uygun olmayıp az olduğu gerekçesi ile hükmün bozulmasına, erkek vekilinin tüm, kadın vekilinin ise sair temyiz itirazlarının reddi ile bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise onanmasına karar verilmiştir. C. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamı, hakkaniyet ilkesi dikkate alınarak, kadın yararına 400.000,00 TL maddî tazminat, 175.000,00 TL manevî tazminat tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, hakkaniyet ilkesi, nafakanın niteliği, günün ekonomik koşulları dikkate alınarak kadın yararına aylık 4.000,00 TL yoksulluk nafakası ve nafakaya kararın kesinleştiği tarihi takip eden yıllarda TÜİK'in yayınladığı yıllık ÜFE oranında artış uygulanmasına karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı erkek vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı erkek vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının hatalı olduğu, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin kusurlu bir davranışının bulunmadığı, boşanma davasının reddine karar verilmesi gerektiği, tazminata ve yoksulluk nafakasına karar verilmesinin hatalı olduğu belirtilerek; boşanma davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminatlar ve yoksulluk nafakası yönünden temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, uyulmasına karar verilen bozma ilamının gereğinin yerine getirilip getirilmediği, kesinleşen yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenip incelenemeyeceği, kadın yararına hükmedilen tazminatlar ile yoksulluk nafakası miktarlarının dosya kapsamına, bozmanın amacına ve hakkaniyete uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 inci ve 371 inci maddesi; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 50 nci ve 51 inci maddeleri; 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü, 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları,175 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmadığı gibi bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak oluşturan yönlerin de yeniden incelenmesinin hukuken mümkün olmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı erkek vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/5066, K. 2024/6724, T. 02.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-hukuk-dairesi-2024-5066-e-2024-6724-k-7f60757beaab