Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/597 E. 2024/9201 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/597
- Karar No
- 2024/9201
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2137 Esas, 2023/1746 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/395 E., 2020/363 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı temlik alan davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile ... Ekmek Gıda San. Ürt. Paz. Tic. A.Ş. ve kefiller ... ile ... arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun ödenmesi için Beyoğlu 48.Noterliğinin 03.04.2018 tarih 36495 yevmiye nolu ihtarnamesi ile davalıların sözleşmede bildirilen adreslerine keşide olunduğunu, ihtara rağmen borcun ödenmemesi üzerine borçlular hakkında İzmir 28. İcra Müdürlüğünün 2018/5583 E. sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, davalılar tarafından borca, faize, ferilerine, faiz oranına itirazda bulunulduğunu, davalıların itirazının mesnetsiz olduğunu ve icra takibini geciktirmeye yönelik olduğunu, kredi sözleşmesi metninde temerrüt halinde uygulanacak olan faiz oranının ne şekilde hesaplanacağının açıkça belirtildiğini, borçlular hakkında yapılan icra takibinde talep olunan faiz oranının kredi sözleşmesi ile banka uygulamasına uygun olduğunu, işbu davanın dayanağı olan İzmir 11. İcra Dairesinin 2018/5335 sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibiyle tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla açıldığını, davalı ...'nın söz konusu dosyada da ipotek maliki sıfatı, diğer davalı ... Ekmek Gıda San. Ürt. Paz. Tic. A.Ş.'nin ise kredi kefili sıfatı ile sorumlu olduğunu, ancak söz konusu dosyada henüz tahsilat sağlanmadığını, bu nedenlerle davanın kabulü ile İzmir 28.İcra Müdürlüğünün 2018/5583 sayılı icra takibine konu alacak kalemlerinden borçluların itirazının iptali ile takibin devamına, takibe haksız olarak itiraz eden borçlu davalıların %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen cevap dilekçesi sunmamışlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacı banka tarafından davalılar aleyhine İzmir 28.İcra Müdürlüğünün 2018/5583 sayılı dosyasıyla başlatılan ilamsız icra takibine davalıların itirazlarının iptaline yönelik işbu davanın açıldığı, takip dayanağının davacı banka ile davalı şirket arasında düzenlenen ve diğer davalıların müteselsil kefil olduğu genel kredi sözleşmesi olduğu, davalı ...'ya ait taşınmazın davacı tarafa doğmuş ve doğacak borçlarının teminatı olarak 700.000,00 TL'ye kadarlık bölümünün ipotek edilmesi ile teminat altına alındığı, davacı tarafından İzmir 11 İcra Müdürlüğünün 2018/5335 E. sayılı takip dosyasıyla 02.05.2018 tarihinde davalı şirket ile ipotek maliki ... aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlattığı, davacı tarafın bu tarihten sonra 07.05.2018 tarihinde ise davalı şirket ... Ekmek ve Gıda Sanayi Üretim Pazarlama Tic. A. Ş. ile sözleşmede müteselsil kefil olan ... ve ... aleyhine işbu davaya konu İzmir 28 İcra Müdürlüğünün 2018/5583 sayılı dosyasıyla genel haciz yoluyla icra takibi başlattığı , İİK 45. madde kapsamında ipotek borcu karşılamıyor ya da karşılamadığı açık ise alınan rehin açığı belgesiyle aynı alacak için genel haciz yoluyla takip yapılabileceği ancak işbu davaya konu İzmir 28. İcra Müdürlüğünün 2018/5583 sayılı dosyasıyla takibin başlatıldığı tarihte İİK 45. maddesinde sayılan koşulların gerçekleşmediği bu nedenle davalı şirket yönünden genel haciz yoluyla başlatılan icra takibine ilişkin itirazın iptaline yönelik işbu davanın reddi gerektiği , davacı tarafın ... Ekmek ve Gıda San. Üretim Tic. A.Ş. ile imzaladığı 17.04.2013 ve 24.09.2016 tarihli kredi sözleşmelerinde davalılar ... ve ...'nın müşterek borçlu ve müteselsil kefil oldukları, icra takip tarihi itibariyle davacı bankanın bilirkişi raporuyla hesaplanan toplam 460.631,20 TL nakdi ve 20.306,00 TL gayri nakit alacağının bulunduğu, davalı ... sorumluluk sınırının tespit edilen alacağın 460.524,50 TL nakit ve 20.306,00 TL gayri nakit miktarı olduğu gerekçesiyle davalılar ... ve ... yönünden davanın kısmen kabulüne, davalı şirket yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davalılardan ... ve ... genel kredi sözleşmesine kefil olduğundan, ipotek borçlusunun asıl borçlu şirket olduğu dikkate alındığında davalı kefiller yönünden rehin açığı belgesi alınmasına gerek bulunmadığı, mahkemece bilirkişi Öçal Yenal'dan alınan rapora göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, anılan raporun denetime elverişli, ayrıntılı, dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya yeterli olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan genel haciz yoluyla icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, (temlik alan) davacı ...Ş. harçtan muaf olduğundan ödediği temyiz ilam harcı ve temyiz başvuru harcının isteği halinde temyiz eden davacı ...Ş.'ye iadesine, 18.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.