Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/6190 E. 2026/10149 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2026/6190
Karar No
2026/10149
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/507 E., 2025/41 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

I. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden Sanığın 13.03.2025 tarihinde tebliğ edilen karara yönelik, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 291/1. maddesinde belirlenen kanunî süre içerisinde 19.03.2025 tarihli dilekçe ile temyiz isteminde bulunulduğu, ancak aynı Kanun’un 294/1. maddesi gereğince dilekçenin temyiz sebeplerini içermediği, Dairemizin noksan ikmali kararı uyarınca mahallince 06.02.2026 tarihinde 5271 sayılı Kanun'un 294. maddesine göre sanığa yapılan ihtara rağmen sanığın ek dilekçe sunmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,

II. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, 5271 sayıl Kanun'un 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1.maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294/1.maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinde "Temyiz ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinde ise "Temyiz eden hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır, temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, aracın taklit anahtarla çalıştırıldığı iddiasının doğru olmadığına, suçun gece vakti işlenip işlenmediğinin tespit edilemediğine, eşyanın şikâyetçiye teslim edildiğine, zararın bulunmadığına, buna rağmen alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayininin ceza adalet anlayışına aykırı olduğuna, lehe hükümlerin uygulanması talebine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-d. maddesi uyarınca belirlenen 5 yıl 6 ay hapis cezasından, aynı Kanun'un 143/1. maddesi uyarınca 1/2 oranında arttırım yapılırken 7 yıl 15 ay hapis yerine hesap hatası sonucu 8 yıl 3 ay hapis cezasına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı ise de, bu hatanın aynı Kanun’un 62. maddesi ile yapılan indirime ilişkin sonraki uygulamayla düzeltilmesi karşısında, yapılan hata sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Sanık hakkında bozma üzerine hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla mahkûmiyet kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Birecik 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/4. maddesi uyarınca Birecik 1. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2026/6190, K. 2026/10149, T. 03.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2026-6190-e-2026-10149-k-d1df33fe11b4