Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/5331 E. 2026/7990 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2026/5331
Karar No
2026/7990
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3274 E., 2023/1054 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

I. Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II. Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanığın temyiz isteminin "dosyaya konu suç eyleminde bulunmadığına, suçsuz olduğunu inandıramadığına ve kanıtlayamadığına"; sanık müdafiinin temyiz isteminin ise "bina içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık suçunun oluştuğu yönündeki kabulün doğru olmayabileceğine, bu konuda şüphe bulunduğuna ve şüphenin yenilmesi için mahallinde keşif yapılmadığına, açıktan hırsızlık olarak kabulünün daha adil olacağına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanık tarafından da ikrar edilen açıktan hırsızlık kapsamında değerlendirme yapılması gerektiğine, sanığın failin kendisi olduğunu kabul etmesine ve etkin pişmanlıktan yararlanmak istemesine rağmen talebin kabul edilmediğine, şikâyetçinin zararının karşılanması yönünde bir talebi bulunmadığı hâlde sanık hakkında indirimsiz olarak ceza takdir edildiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede, Sanığın tutuklulukta geçirdiği süre 5237 sayılı Kanun'un 63. maddesi uyarınca cezasından mahsup edilmemiş ise de, bu süre infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır. Sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz istemlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan karara yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Datça Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2026/5331, K. 2026/7990, T. 30.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2026-5331-e-2026-7990-k-a2b8e5522a2a