Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/2542 E. 2026/10545 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/2542
- Karar No
- 2026/10545
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1934 E., 2025/3339 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, temyiz isteminin esastan reddi ile hükümlerin onanması
I. Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün yapılan incelenmesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 272/3-a maddesi uyarınca, "hapis cezasından çevrili adli para cezaları hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen üç bin Türk Lirası dahil adlî para cezasına mahkumiyet hükümlerine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları" kesin olup temyizi mümkün olmadığından sanık müdafiinin temyiz isteğinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II- Sanık hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlerin yapılan incelenmesinde Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararların, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1 maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1.maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin "olayın şüphelisi olduğu halde, ...' nin tanık sıfatıyla dinlenilmesinin ve beyanlarının hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğuna, Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesinin 30.09.2025 tarihli raporunda, görüntülerdeki kişinin sanık olduğunun belirlenemediğine, HTS kayıtlarının sanığın lehine olduğuna, CD görüntülerinin de mahkûmiyet hükmüne dayanak olamayacağına ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın suç tarihinde gece vakti sayılan zaman diliminde, suça konu iş yerinden 20.000,00 TL değerinde sigarayı çaldığının iddia edildiği olayda, suça konu sigaraların ele geçirilememesi, sanığın üzerine atılı suçlamaları kabul etmemesi, sanık tarafından suça konu yere girildiğine dair tanık veya parmak izi gibi maddî bir delilin bulunmaması, 30.09.2025 tarihli Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporda, görüntülerde yer alan şahsın sanık olduğuna karar vermek için görüntülerin yetersiz olduğunun belirtilmesi, sanığın suç tarihi ve saatinde kullandığı cep telefonunun olay yerinden sinyal aldığına dair bir tespit yapılamaması karşısında; tanık ...'nın görüntülerdeki kişinin sanık olduğuna dair beyanı ve güvenlik kamera görüntülerinden hareketle aldırılan bilirkişi raporunda, görüntülerdeki şahsın "mümkün" derecesinde sanık olabileceğinin belirtilmesi dışında, sanığın üzerine atılı suçlardan mahkûmiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, hukuka uygun, kesin ve inandırıcı kanıtların bulunmadığı anlaşılmakla; sanığın atılı suçlardan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.