Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2025/4042 E. 2025/9071 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/4042
- Karar No
- 2025/9071
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/283 E., 2016/446 K. SUÇLAR : Kamu malına zarar verme, hakaret, tehdit trafik güvenliğini tehlikeye sokma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I- Suçtan zarar gören İçişleri Bakanlığı vekilinin, sanık hakkında, hakaret, tehdit ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde, Boyabat Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2016 tarihli ve 2015/283 Esas, 2016/446 Karar sayılı kararının, suçtan zarar gören İçişleri Bakanlığı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Sanık hakkında hakaret, tehdit ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından açılan davada, suçtan doğrudan zarar görmeyen İçişleri Bakanlığı vekilinin davaya katılma hakkı bulunmadığından, hükümleri temyize hak ve yetkisi bulunmayan suçtan zarar gören vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince kısmen Ek Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II- Sanığın hakkındaki, tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde, Boyabat Asliye Ceza Mahkemesinin, tehdit suçundan verilen 10.05.2016 tarihli ve 2015/283 Esas, 2016/446 Karar sayılı kararının, sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 14.04.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun'un 26.maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000,00 TL dahil adli para cezasına mahkûmiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından, sanığın temyiz isteminin CMUK'nun 317. maddesi gereğince Tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, III- Sanığın hakkındaki, kamu malına zarar verme, hakaret, tehdit, trafik güvenliğini tehlikeye sokma; suçtan zarar gören İçişleri Bakanlığı vekilinin, kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde, Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan şikâyetçi İçişleri Bakanlığının, duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmediği, kararın tebliği üzerine hükmü temyiz ederek davaya katılma iradesini ortaya koyduğu anlaşılmakla, şikâyetçi kurumun 5271 sayılı CMK'nın 260/1. madde ve fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu ve davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede; Sanık hakkında kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sanığın üzerine atılı, kamu malına zarar verme, hakaret, tehdit ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarının 5237 sayılı TCK'nın 152/1-a, 125/1-3-a, 106/1, 179/3. maddelerinde düzenlenen suçları oluşturduğu, bu suçlar için öngörülen cezaların üst sınırına göre TCK'nın 66/1-e maddesi uyarınca hesaplanan 8 yıllık aslî zamanaşımı süresinin, zamanaşımını kesen son işlem olan 10.05.2016 tarihli mahkûmiyet kararından inceleme tarihine kadar dolmuş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğnameye ve Ek Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davalarının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.