Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2025/2738 E. 2025/7100 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/2738
- Karar No
- 2025/7100
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI: 2018/1986 E., 2019/359 K. SUÇLAR: Konut dokunulmazlığının ihlâli, kişilerin huzur ve sükununu bozma, hakaret HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararı kaldırılarak mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I - Kişilerin huzur ve sükununu bozma ve hakaret suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 13.02.2019 tarihli ve 2018/1986 Esas, 2019/359 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Sanık hakkında, Ünye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.03.2018 tarihli ve 2017/494 Esas, 2018/187 Karar sayılı kararı ile kişilerin huzur ve sükununu bozma ve hakaret suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 123/1, 62, 50/1-a, 52/2, 125/2, 43, 62 ve 51. maddeleri uyarınca sırasıyla kurulan 1.500,00 TL adlî para cezası ve erteli 3 ay 22 gün hapis cezası ile mahkûmiyet hükümlerine konu cezaların türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları ve bu kararlara yönelik temyizlerin niteliği karşısında; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, II - Konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde, İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır” ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin müvekkilinin üzerine atılı suçu işlemediğine, tanık ...'ın katılan beyanlarını doğrulamadığına, ayrıca kabul etmemekle birlikte müvekkilinin katılanın evinin kapısının fotoğrafını katılana yollamış olması gibi bir durumdan yola çıkılarak iddia edilen tarihte orada olup olmadığına dair herhangi bilgi ve görgünün olmadığı dosya kapsamından da sabit olmasına rağmen müvekkilinin bu fotoğrafı yollamış olmasına dayanılarak müvekkilin cezalandırılmasına karar verilmesinin tamamen haksız ve hukuka aykırı olduğuna, fotoğrafın katılana yollamış olmasının müvekkilinin cezalandırılması için yeterli olmadığı gibi dosya kapsamında da katılanın soyut isnadı dışında herhangi bir delil bulunmadığına, mahkemece "şüpheden sanık yararlanır" ilkesinin göz önüne alınmadığına, müvekkilinin cezalandırılması için gerekli olan her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerin bulunmadığına; katılan vekilinin temyiz isteminin sanığın işlemiş olduğu eylemlerin yoğunluğu ve bütünlüğü göz önüne alındığında hakkında verilen ceza miktarlarının yetersiz olduğuna, özellikle konut dokunulmazlığının ihlâli açısından cezanın ertelenmiş olmasının toplumsal vicdanı yaralayıcı, kamu düzenini bozmaya yönelik hafif bir ceza olduğu kanaatinde olduklarına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ünye 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.