Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/888 E. 2026/10143 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/888
- Karar No
- 2026/10143
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/827 E., 2023/3584 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma
I. Sanık Hakkında İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli ve Mala Zarar Verme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II. Sanık Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, HTS kayıtlarının yeterli olmadığına, katılanın çalınan eşyalarla ilgili beyanlarının tanık beyanıyla örtüşmediğine, atılı suçun şüpheden uzak somut delillerle kanıtlanmadığına, verilen cezanın fazla olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış zamanlarını gösteren çizelgeye göre, suç tarihinde sürekli devam eden yaz saati uygulaması da dikkate alınarak, suç tarihinde güneşin batış saatinin 18.38, güneşin doğuş saatinin 05.44 olduğu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 6/1-e maddesine göre gecenin saat 19.38'de başlayıp ertesi gün 04.44'te sona erdiği, katılanın aşamalarda alınan ifadelerine göre atılı suçun 03.04.2022 günü saat 17.30 - 18.00 sıraları ilâ 04.04.2022 günü saat 08.20 sıraları arasında bilinmeyen bir zamanda işlendiği, sanığın telefonunun HTS kayıtlarında 03.04.2022 günü saat 19.46 ve sonrasında aranması nedeniyle aranma sırasında olay yerinin bulunduğu mahallede sinyal vermesinin, atılı suçun gece vakti işlendiğinin kabulü için yeterli olmadığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği hırsızlık suçunun sanık lehine gündüz sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiğinin kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden hırsızlık suçundan hükmolunan cezanın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 143/1. maddesiyle artırılması suretiyle fazla ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b maddesi uyarınca, dava dosyasının, Patnos 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.