Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/70 E. 2024/14797 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2024/70
Karar No
2024/14797
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2016/47 E., 2016/102 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, temyiz başvurusunun reddine dair ek karar TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, ek kararı onama Sanık hakkında, Bakırköy 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.09.2016 tarihli ve 2016/169 Esas 2016/446 Karar sayılı kararı ile hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143, 62 ve 53. maddeleri uyarınca “6 yıl 3 ay " hapis cezası ile cezalandırılmasına, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan aynı Kanun'un 116/4, 119/1-c. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair mahkûmiyet hükmü kurulduğu, kararın sanık ve müdafiine tefhim edildiği, sanık ve müdafiinin kararı istinaf etmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince 25.11.2016 tarihinde istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, bu kararın sanık müdafiine usulüne uygun tebliğ edildiği, ancak sanığa tebliğ edilmediği, kararın sanık müdafi tarafından temyiz edilmediği, sanığın 05.02.2018 ve 12.02.2018 tarihli Bakırköy 9. Asliye Ceza Mahkemesine gönderdiği dilekçelerinde hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından almış olduğu cezaların bozulması talebinde bulunduğu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 25.05.2018 tarihli ek kararı ile sanığın hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 296/1-a. maddesi gereğince süreden reddine karar verildiği, kararın sanığa 05.06.2018 tarihinde tebliğ edildiği ancak tebliğ işleminin 5271 sayılı Kanun'un 35/3. maddesinde öngörülen usûle uygun olmayıp geçersiz olduğu, sanığın 28.10.2019 tarihinde gönderdiği dilekçesi ile istinaf mahkemesince onaylanan dosyasının Yargıtay'a gönderilmesi talebinde bulunduğu, Bakırköy 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.11.2019 tarihli kararıyla temyiz talebinin reddine karar verildiği, sanığın 12.09.2023 tarihli dilekçesinde yine temyiz talebinde bulunması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 28.09.2023 tarihli ek kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 296/1. maddesi uyarınca temyiz talebinin reddine karar verildiği, ek kararın sanığa 19.10.2023 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın bu kararı 23.10.2023 tarihinde temyiz ettiği, sanığın temyiz istemi hakkında karar verme yetkisinin Bölge Adliye Mahkemesine ait olması ve 25.05.2018 tarihli ek kararla sanığın temyiz isteminin reddine karar verilmesi nedeniyle Bakırköy 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.11.2019 tarihli kararı ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 28.09.2023 tarihli ek kararının yok hükmünde olduğu, sanığın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 25.05.2018 tarihli temyiz isteminin reddine dair ek karara karşı temyiz isteminin süresinde olduğu, Ceza Genel Kurulu’nun 24.02.2022 tarih 2019/16-573 Esas ve 2022/119 Karar sayılı kararında “Ceza yargılamasında adil yargılanma hakkının bir parçası olarak etkin başvuru yolu, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'nin (İHAS) 13. maddesi ve CMK'nın 34. maddesinin ikinci fıkrası, Tebligat Kanunu'nun 11. maddesinin son cümlesi ile CMK'nın 35. maddesinin 2. fıkrasındaki düzenlemeler ve müdafi ile vekil arasındaki farklılıklar da gözetildiğinde; sanığın ve müdafisinin yokluğunda verilen hükmün müdafiden başka, kamu davasının tarafı, süjesi, cezanın sorumlusu kısacası ilgilisi olan sanığa da ayrıca tebliğ edilmesi gerekmektedir.” şeklindeki kabul ve ilkeler göz önüne alındığında, gerekçeli kararın sanığa da tebliğ edilmesi gerekirken bu hususun gözardı edilmesi sebebiyle sanığın öğrenme üzerine verdiği 05.02.2018, 12.02.2018 ve 28.10.2019 tarihli temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşılmakla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçları yönünden 25.05.2018 tarihli temyiz isteminin reddine dair ek karar kaldırılarak yapılan incelemede; I)Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçu yönünden kurulan hükmün temyiz incelemesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, REDDİNE, II)Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin usulsüz tebliğ nedeniyle kararı temyiz edemediğine, suçu işlemediğine, çıkan parmak izini kabul etmediğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanığın yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 9. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/70, K. 2024/14797, T. 16.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2024-70-e-2024-14797-k-195407cbf67b