Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/6981 E. 2024/9660 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/6981
- Karar No
- 2024/9660
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Kamu malına zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme, hakaret HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Suçtan zarar gören ... vekili ile sanık TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düşme Kamu malına zarar verme suçu bakımından katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan şikâyetçi İçişleri Bakanlığının, duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmediği, Dairemizin 21.11.2023 tarihli yazısı üzerine tebliğ edilen hükmün suçtan zarar gören ... vekili tarafından temyiz edildiği anlaşılmakla, temyiz talebini içeren dilekçeyi göndererek katılma iradesini ortaya koyması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesi gereğince suçtan zarar gören kurumun davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede; Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığın, olay günü kolluk görevlileri olan şikâyetçilerin görevlerini yapmalarını engellemek maksadıyla onları tehdit etmesi, birden fazla kamu görevlisine alenen hakaret etmesi ve polis merkezinde bulunan aynayı kırması şeklindeki eylemlerinin, 5237 sayılı Kanun'un 265/1, 43, 125/1,3-a, 125/4, 43 ve 152/1-a. maddelerinde düzenlenen görevi yaptırmamak için direnme, hakaret ve kamu malına zarar verme suçlarını oluşturduğu, bu suçlar için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e. maddesinde öngörülen 8 yıllık zamanaşımının, süreyi kesen son işlem olan 25.12.2015 tarihli mahkûmiyet kararından inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, suçtan zarar gören kurum vekili ile sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 11.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.