Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/6645 E. 2024/9403 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2024/6645
Karar No
2024/9403
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SUÇ: Hırsızlık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 23.01.2019 tarihli ve 2018/2366 Esas, 2019/240 Karar sayılı kararının sanıklar tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Çivril Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2017 tarihli ve 2016/731 Esas ve 2017/33 Karar sayılı dosyasında hırsızlık suçundan hükmedilen mahkûmiyet kararına yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 17.04.2017 tarihli ve 2017/810 Esas, 2017/782 Karar sayılı kararı ile "hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde temel cezanın yıl olarak belirlenmesi karşısında artırım ve eksiltmelerin de yıl üzerinden yapılarak sonuç cezanın 6 yıl 3 ay hapis cezası olması gerekirken 5 yıl 15 ay hapis cezası olarak belirlenmek suretiyle eksik cezaya hükmedilmesi; yine suça konu motorsikletin hırsızlandığı yer bina eklentisi sayılarak sanıkların cezalarının belirlenmesine karşın, dosya içeriğinden bu tespitin denetimine imkan verecek herhangi bir tespit veya keşif yapılmaksızın sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h maddesine göre uygulama yapılmak suretiyle sanıkların savunma haklarının kısıtlanması;" nedeniyle hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararının aynı Kanunu’nun 280/1-e maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda anılan hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hükümler kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; Çivril Asliye Ceza Mahkemesinin 21.06.2018 tarihli ve 2017/357 E. ve 2018/700 K. sayılı kararı ile Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 17.04.2017 tarihli ve 2017/810 Esas, 2017/782 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu bu nedenle sirayet müessesine de dayanak oluşturmayacağı belirlenerek ve sanık ...'a yapılan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararının tebliğinde, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.03.2021 tarihli ve 2019/9.MD-554 Esas, 2021/117 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere 5271 sayılı Kanun'un 295. maddesine uygun şekilde, "gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 295. maddesinde belirtilen 7 günlük yasal sürede gerekçeli temyiz dilekçesinin sunulması, aksi takdirde temyiz isteminin reddolunacağının" belirtilmediği anlaşılmakla, sanık ...'ın temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 1) 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hükümler kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, 2) 5237 sayılı TCK'nın 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanıklar hakkında hükmedilen TCK'nın 142/2-h, 143 maddelerinde düzenlenen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli, 2021/35 E., 2021/473 K. sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi uyarınca sanıklara zorunlu müdafi atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanıkların savunma hakları kısıtlanarak hükümler kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği kısmen istem gibi BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/6645, K. 2024/9403, T. 05.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2024-6645-e-2024-9403-k-aadd07dd7807