Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/66 E. 2024/3138 K. – Hırsızlık, Konut
Konu: Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığının İhlali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/66
- Karar No
- 2024/3138
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığının İhlali
T U T U K L U İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3828 E., 2023/3153 K. SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I - Konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesinde, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 06.10.2023 tarihli ve 2023/3828 Esas, 2023/3153 Karar sayılı kararının sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Sanık hakkında, Kayseri 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.09.2023 tarihli ve 2023/604 Esas ve 2023/578 Karar sayılı kararı ile konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/4, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca kurulan 10 ay hapis cezası ile mahkûmiyet hükmüne konu cezanın türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a. maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, II - Hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesinde, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 06.10.2023 tarihli ve 2023/3828 Esas, 2023/3153 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; sanığın 31.10.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 291/1. maddesinde belirlenen kanunî süre içerisinde 01.11.2023 tarihli, temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu; ancak aynı Kanun’un 295/1. maddesinde öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak REDDİNE, III - Hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde, İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin '”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır” ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, İstinaf Mahkemesi tarafından, yeterli inceleme ve değerlendirme yapılmadan karar verildiğine, dosya kapsamına göre müvekkilinin atılı suçu işlemediğinin aşikar olduğuna, bilirkişi raporu ile kesin bir kanıya varılamadığı halde mahkumiyet hükmü kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince müvekkilinin beraatine karar verilmesi gerektiğine, müvekkilinin otel ve seyahat kayıtlarının dosyaya ibraz edilmiş olduğuna, mahkemece adli kontrol tedbirlerinin neden yetersiz kalacağı hususunda hiçbir gerekçe gösterilmediğine, tutukluluk halinin devamına dair verilen kararın hukuka, yasalara, hak ve nesafet kurallarına aykırı olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık müdafiinin diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir, Ancak; Sanık hakkında 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/3. maddesinde belirlenen ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilemeyeceği bu hususun 5275 sayılı Kanun'un 108/4.maddesi uyarınca infaz hakiminin görevi kapsamında infaz aşamasında değerlendirilebileceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin hüküm fıkrasından “cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” ibaresinin çıkartılmasına karar verilmek suretiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Kayseri 14. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.