Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/6451 E. 2026/8983 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/6451
- Karar No
- 2026/8983
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1941 E., 2024/48 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, bozma
I- Konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 08.01.2024 tarihli ve 2023/1941 Esas, 2024/48 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü; Küçükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2023 tarihli ve 2023/209 Esas, 2023/222 Karar sayılı kararı ile konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/1. maddesi uyarınca kurulan 9 ay hapis cezası ile mahkûmiyet hükmüne konu cezanın türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a. maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları” nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, II - Hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin, "olayı hiçbir şekilde hatırlamadığına, suçu ve mahkeme sürecini hatırlamadığı için bilirkişi raporuna göre kesin ve net delillerle suçlu bulunup bulunmadığını bilmediğine, suçu kesin ve net şekilde ispat edilememiş ise şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraatine karar verilmesini talep ettiğine, cezasının çok fazla olduğuna, ikinci el, kullanılmış, yıpranmış, belki de yırtık eşyalardan dolayı cezasını çok bulduğuna" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Kolluk tarafından yapılan güvenlik kamera görüntülerine ilişkin inceleme neticesinde tanzim edilen 21.12.2022 tarihli Görüntü İzleme ve Tespit Tutanağı içeriğine göre, görüntülerdeki şahsın taraflarınca bilinen ve benzer suçlardan işlem yapılmış olan sanık olduğunun tespit edildiği, 01.03.2023 tarihli bilirkişi raporunda da, görüntülerdeki şahıs ile sanığın teşhise elverişli fotoğrafları arasında yapılan karşılaştırma neticesinde, genel eşkâl yapılarında, yaş ortalaması, kafa, saç, kaş ve göz yapılarında benzerlikler bulunduğu, sol kolunun dış kısmı ile sağ bileğinin aynı noktalarında dövme izlerinin bulunduğu, sanığın kamera görüntülerindeki şahıs ile aynı kişi olduğu kanaatine varıldığının belirtildiği, sanığın adli sicil kaydında benzer suçlardan mahkûmiyetine ilişkin çok sayıda dosyasının bulunduğu, sanığın aşamalardaki ifadelerinin çelişkili olması nedeniyle savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına yönelik istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen düzeltilerek esastan ret kararında isabetsizlik görülmediğinden Tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye aykırı olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Küçükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.