Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/6416 E. 2024/8535 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/6416
- Karar No
- 2024/8535
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ: Hırsızlık KARAR: Yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair karara yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Hırsızlık suçundan hükümlü ...'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-e, 62 ve 58. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hakkında 2. kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına dair Sütçüler Asliye Ceza Mahkemesinin 14.04.2021 tarihli ve 2020/107 Esas, 2021/56 Karar sayılı kararının Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 02.07.2021 tarihli ve 2021/1691 Esas, 2021/1928 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleşmesinin ardından, hükümlü müdafii tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin Sütçüler Asliye Ceza Mahkemesinin 23.05.2022 tarihli ve 2020/107 Esas, 2021/56 Karar sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine dair Isparta 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.06.2022 tarihli ve 2022/422 Değişik İş sayılı kararı aleyhine kanun yararına bozma talebinde bulunulması üzerine; Dairemizce yapılan inceleme sonunda; 11.12.2023 tarihli ve 2023/10721 Esas, 2023/8637 Karar sayılı ilâm ile “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 318/1. maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme istemin kabule değer olup olmadığına karar verir. Bu olağanüstü kanun yolunun birinci aşamasını yenileme isteminin kabule değer olup olmadığını belirlemek için yapılacak inceleme oluşturur. İstemin yerinde olup olmadığına ilişkin istem duruşma açılmaksızın başvurunun öngörülen biçime uyup uymadığı, dilekçe ya da tutanakta ileri sürülen nedenlerin, yenilemeyi gerektirir nitelikte olup olmadıkları, kanıtların gösterilip gösterilmedikleri hususlarıyla sınırlı olarak esas hükmü veren mahkeme tarafından incelenir. Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu başvurunun kabule değer görülmediği taktirde istemin reddine, aksi durumda ise ikinci aşamaya (yani yargılamanın yenilenmesine) geçilmesine karar verilmesi gerekir. Yargılamanın yenilenmesine yönelik istemin kabule değer olduğuna karar verilip, yeniden yapılacak olan "Yargılamanın yenilenmesi" aşamasına yani ikinci aşamaya geçildikten sonra 5271 sayılı Kanun’un 23/3. maddesi dikkate alınacaktır. 5271 sayılı Kanun’un 23/3. maddesinde "yargılamanın yenilenmesi hâlinde" davaya bakma yasağı getirilmiştir. Böylece, aynı uyuşmazlık hakkında daha önce kanaatini belirtmiş olan hâkimin daha sonra yargılamanın yenilenmesi sürecinde görev yapması önlenerek, hâkim tarafsızlığı bu yönüyle de sağlanmak istenmiştir. Yargılamanın yenilenmesi isteminin kabule değer olup olmadığına ilişkin karar belirtildiği gibi, belge üzerinden yani duruşma açılmaksızın yalnızca 5271 sayılı Kanun’un 311. maddesinde sınırlı olarak sayılan nedenlerin mevcut olup olmadığı ve başvuru koşullarının oluşup oluşmadığı yönünden yapılan değerlendirme sonucunda verilmektedir. İstemin reddine ilişkin kararlara da itiraz mümkündür ve itiraz üzerine istemin kabule değer olup olmadığı başka bir hâkim tarafından da değerlendirilmektedir. İstemin kabule değer görülmesi hâlinde ise; 5271 sayılı Kanun’un 321/2. maddesi uyarınca mahkemece, yargılamanın yenilenmesine ve duruşmanın açılmasına karar verilmektedir. Bu aşamadan sonra aynı Kanun’un 23/3. maddesindeki düzenleme uygulanmaya başlanacaktır. Zira amaç, yargılamayı yani kanıtların değerlendirilmesini başka bir hâkime yaptırmaktır. Aksinin kabulü hâlinde; sadece biçimsel bir inceleme olan birinci aşama için de, başka bir hâkim görevlendirmesi gerekecek olup, bu durum uygulamada dayanaksız ve çoğu kez temyiz nedenleri tekrar edilerek ya da tebligatlara yönelik itirazları içeren başvurular nedeniyle merci sıfatıyla görevlendirme yapan mahkemelerin ve görevlendirilen hâkimlerin gereksiz mesai harcamalarına neden olmaktadır. Ayrıca yargılamanın yenilenmesi talebi geldiğinde mahkemenin diğer hâkimin görevlendirilmesi konusunda merciine dosyayı göndermesi, merciin görevlendirme yapması ve görevlendirilen hâkime dosyanın gönderilmesi, onun dosyayı inceleyerek talebin kabule değer olup olmadığına karar vermesi, özellikle işi yoğun olan yerlerde uzunca bir zaman alıp tutuklu ve hükümlü dosyalarda derhal tahliye edilmesi gereken tutuklu ve hükümlülerin bu süre zarfında haksız yere cezaevinde kalmalarına da yol açmaktadır. Oysa ki talebi alan mahkemenin hâkimi yargılamanın yenilenmesi gerekliliğini gördüğünde, bu incelemeyi yapması dosyaya yeni bakacak olan hâkime göre daha kısa zaman içerisinde olacağından bu kararı vermesi makûl sürede yargılanma ilkesine de daha uygun olacaktır. Kaldı ki; 5271 sayılı Kanun’un 318/1. maddesi birinci aşama olup, istemin nereye yapılacağı, bu mahkemenin ne karar vereceği anılan Kanun'un ilgili hükümlerinde açıkça belirtilmiş, olup mahkeme istemi kabule değer görürse zaten dosyadan el çekecek ve yeni bir hâkim görevlendirilmesi için merciine dosyayı gönderecek, aksi takdirde istemi kabule değer görmeyecek, bu karar da zaten itiraz merciince incelenecektir. Bu açıklamalar ışığında, kanun yararına bozma talebine konu kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, Isparta 3. Ağır Ceza Mahkemesinden kesin olarak verilen 14.06.2022 tarihli ve 2022/422 D. İş sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE” şeklinde verilen karara karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.05.2024 tarihli ve KD - 2022/165531 sayılı ve özetle “...Somut olayda; mahkumiyet hükmünü veren hakim ...'in yargılamanın yenilenmesi talebini inceleyemeyeceği, adil yargılama hakkının bir uzantısı olarak olaya tamamen yabancı, farklı bir hakimin yargılamanın yenilenmesi talebini incelemesi gerektiği, mahkumiyet hükmünü veren anılan hakimin yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine de karar verdiği nazara alındığında, Yüksek Dairece, kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmesinin Kanuna aykırı görülmesi...” şeklindeki gerekçeyle İTİRAZ kanun yoluna başvurulması üzerine, dosya Dairemize gönderilmekle, 5271 sayılı Kanun'un 308. maddesinin, 6352 sayılı Kanun’un 99. maddesi ile eklenen 3. fıkrası uyarınca yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dairemizce verilen 11.12.2023 tarihli ve 2023/10721 Esas, 2023/8637 Karar sayılı karara Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca itiraz edildiği, 02.07.2012 gün ve 6352 sayılı Kanun'un 99. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 308. maddesine eklenen (2) ve (3). fıkra hükümleri uyarınca itiraz konusu değerlendirilmekle; Dairemizin anılan kararında usûl ve yasaya aykırı bir yön ve kararda değişiklik yapılmasını gerektiren herhangi bir nedenin bulunmadığı anlaşılmakla; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.05.2024 tarihli ve KD - 2022/165531 sayılı itiraz istemi yerinde görülmemiş olduğundan itirazın REDDİ ile 5271 sayılı Kanun'un 308/3. fıkrası uyarınca Dairemizin 11.12.2023 tarihli ve 2023/10721 Esas, 2023/8637 Karar sayılı kanun yararına bozma talebinin reddi kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 27.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.