Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/5759 E. 2024/10869 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/5759
- Karar No
- 2024/10869
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2006/233 E., 2007/433 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 24.12.2012 tarihli ve 2011/23279 Esas, 2012/28019 Karar sayılı kararına Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.04.2024 tarihli ve KD-2023/84436 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308/1. maddesi uyarınca sanıklar lehine yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun'un 308/2. maddesince Dairemize gönderilmekle gereği düşünüldü: Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.04.2006 tarihli ve 2006/601 Esas No.lu iddianamesi ile sanıklar ... ve ... hakkında katılan TTK Genel Müdürlüğü'ne karşı, gerekli izinler alınmaksızın kaçak kömür ocağı açarak, kaçak kömür çıkartması şeklindeki eylemi nedeniyle hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 141/1, 145, 53 maddeleri uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmış, akabinde yapılan yargılama sonucunda Zonguldak 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.10.2007 tarihli ve 2006/233 Esas, 2007/443 Karar sayılı kararı ile adı geçen sanıkların hırsızlık suçundan aynı Kanun'un 141/1, 62, 53 maddeleri gereği 10'ar ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, anılan bu mahkumiyet hükümlerinin sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan)13. Ceza Dairesinin, 24.12.2012 tarihli ve 2011/23279 Esas, 2012/28019 Karar sayılı ilâmı ile hükümlerin onanmasına karar verilerek hükümler kesinleştirilmiş; daha sonrasında hükümlü ...'in 09.08.2022 tarihli dilekçesi ile "lehine olan yasa hükümlerinden faydalanmak istemesi ve infazın durdurulmasını talebi" akabinde Zonguldak 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.09.2022 tarihli ek kararı ile ilk önce infazın durdurulmasına karar verilmiş, sonrasında ise duruşma açılıp hükümlü ...'in yeniden savunması alınarak yapılan yargılama neticesinde "Mahkemenin 15.11.2022 tarihli, 2022/526 Esas, 2022/658 Karar sayılı kararı ile; 10/06/2010-5995/6 sayılı Kanunla değişik 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 12/5. maddesi uyarınca sanığın eyleminin suç olmaktan çıkıp sadece idari yaptırım (idari para cezası) gerektirir nitelikte kabahat fiilini oluşturduğu gerekçesi ile sanığın kömür hırsızlığı suçundan beraatine; sanığın çıkarmış olduğu kömür miktarının net olarak belirlenememesi nedeniyle de sanık hakkında idari yaptırım kararı uygulanmasına yer olmadığına" karar verildiği anlaşılmış; Zonguldak 3. Asliye Ceza Mahkemesi 15.11.2022 tarihli ve 2022/526 Esas, 2022/658 Karar sayılı kararının katılan TTK Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyizi akabinde Dairemizin, 24.10.2023 tarihli, 2023/21990 Esas, 2023/5886 Karar sayılı ilâmı ile, “5271 sayılı Kanun’un 311. maddesinde, kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış olan bir dava açısından hükümlünün lehine olarak yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurulabilmesi için sınırlı sayıda şartlar sayıldığı gözetilerek, sanığın lehine olan yasa hükümlerinin uygulanması ve infazın durdurulması talebine ilişkin 09.08.2022 tarihli dilekçesi üzerine, mahkemece infazın durdurulmasına ve suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 24.06.2010 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan 3213 sayılı Yasa'nın 12/5. maddesinde yapılan değişiklik sonrasında izinsiz olarak kömür ocağı açıp kömür çıkartılması eyleminin suç olmaktan çıkarıldığı gerekçesi ile sanığın beraatine karar verilmiş ise de; sanık hakkında verilen 04.10.2007 tarihli mahkûmiyet kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 24.12.2012 tarihli ilâmı ile onanmasına karar verilerek kesinleştiği, 3213 sayılı Yasa'nın 12/5. maddesinde yapılan değişikliğin, sanık hakkındaki mahkûmiyet kararının kesinleşme tarihinden önce olduğu, bu nedenle sanığın talebinin yargılamanın yenilenmesi koşulları içerisinde değerlendirilemeyeceği, sanık hakkında verilen mahkûmiyet kararının sanığın lehine olan yasa değişikliği sonrasında Yargıtay tarafından onanmış olması nedeniyle bu hukuka aykırılığın ancak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılacak itiraz sonucu giderilebileceği nazara alınarak, Yargıtay 13. Ceza Dairesinin, 24.12.2012 tarihli ve 2011/23279 Esas, 2012/28019 Karar sayılı ilâmına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 5271 sayılı Kanun'un 308. maddesi uyarınca sanık lehine itiraz olağanüstü kanun yoluna başvurulmasını teminen talepte bulunulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunduğundan" şeklindeki gerekçeyle Zonguldak 3. Asliye Ceza Mahkemesi 15.11.2022 tarihli hükmünün bozulmasına karar verildiği belirlenmiştir.
KARAR Hırsızlık suçundan açılan kamu davalarında sanıklar ... ve ... hakkında yapılan yargılama sonunda; Zonguldak 3. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 04.10.2007 tarihli ve 2006/233 Esas, 2007/443 Karar sayılı hükümlerin sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan)13. Ceza Dairesinin, 24.12.2012 tarihli ve 2011/23279 Esas, 2012/28019 Karar sayılı ilâmı ile hükümlerin onanmasına karar verildiği, bu karara karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.04.2024 tarihli ve KD-2023/84436 sayılı itiraz ile özetle, 10.06.2010 tarih ve 5995/6 sayılı Kanun'la değişik 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 12/5 maddesine göre, sanığın eyleminin suç olmaktan çıkarılıp sadece idari para cezasına dönüştürülmesi sebebiyle mahkumiyet hükümlerinin onanmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğundan bahisle Zonguldak 3. Asliye Ceza Mahkemesince her iki sanık hakkında verilen 04.10.2007 tarihli ve 2006/233 Esas, 2007/443 Karar sayılı hükümlerin bozulmasına karar verilmesi yönünde itiraz talebinde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, 5271 sayılı Kanun'un 308. maddesinin 6352 sayılı Kanun’un 99. maddesi ile eklenen 3. fıkrası uyarınca yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.04.2024 tarihli ve KD-2023/84436 sayılı itirazının KABULÜNE, sanıklar ... ve ... haklarında Yargıtay (Kapatılan)13. Ceza Dairesince kurulan, 24.12.2012 tarihli ve 2011/23279 Esas, 2012/28019 Karar sayılı ONAMA kararının KALDIRILMASINA karar verilerek yapılan incelemede; Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanıklar ... ve ...'nin, TTK Genel Müdürlüğü'nün imtiyaz sahası içerisinde kaçak kömür ocağı açıp izinsiz kömür çıkarttığından bahisle hırsızlık suçundan haklarında mahkûmiyet hükümleri verilmiş ise de; 10.06.2010-5995/6 sayılı Kanun'la değişik 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 12/5. maddesi uyarınca, sanıkların eyleminin suç olmaktan çıkıp sadece idari yaptırımı (para cezası) gerektirir nitelikte kabahat fiilini oluşturduğunun anlaşılması karşısında; YCGK'nın Dairemizce de benimsenen 21.01.2014 tarihli ve 2012/1516 Esas, 2014/21 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a ve 5236 sayılı Kabahatler Kanunu uyarınca sanık hakkında hırsızlık suçundan açılan dava ile ilgili beraat kararı verilip 10.06.2010-5995/6 sayılı Kanun'la değişik 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 12/5. maddesi uyarınca idari para cezası gerektiren ve bir kabahat olan fiillerinden dolayı idari para cezasına hükmolunması gerekirken, sanıkların hırsızlık suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, 03.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.