Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/5570 E. 2025/15657 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/5570
- Karar No
- 2025/15657
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/673 E., 2024/122 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık müdafiinin kısa kararın açıklandığı 18.01.2024 tarihli duruşmada, sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmasına dair isteğinin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca tayin olunan kısa süreli hapis cezasının seçenek tedbirlere çevrilmesi talebini de içerdiği ve bozma sonrasında hükmedilen ceza miktarının kısa süreli hapis cezası olduğu gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 50/1. maddesi gereğince sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumları, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlık ve suçun işlenmesindeki özellikler dikkate alınıp, hükmolunan kısa süreli hapis cezasının, aynı maddede sayılan seçenek yaptırımlara çevrilip çevrilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerekirken, "hükmolunan ceza miktarı itibarıyla sanık hakkında TCK'nın 50. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına" şeklinde yerinde olmayan ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.