Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/4962 E. 2024/5353 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2024/4962
Karar No
2024/5353
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/4467 E., 2023/5159 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.09.2023 tarihli ve 2023/3672 Esas sayılı iddianamesi ile; sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2.h.2, 143, 53, 58 ve 63. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. 2. Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.09.2023 tarihli ve 2023/1225 Esas, 2023/1307 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında hırsızlık suçundan 142/2-h, 143, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 10 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına, cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 15.12.2023 tarihli ve 2023/4467 Esas, 2023/5159 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik O yer Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemleri, sanığın baştan itibaren samimi beyanlarda bulunduğuna ve suça konu motorun nasıl çalındığının tam olarak belirlenemediği halde taklit anahtar ile çalındığının kabul edildiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olup bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1.Mahkemece katılan ...'un 17.08.2023 tarihinde... plaka sayılı motosikletini Nazilli ilçesi ... mahalle ... Sokakta bulunan apartmanın altındaki araç park alanına park ettiği, sanığın 18.08.2023 günü saat 05:00 sıralarında katılana ait motosikleti taklit bir anahtar kullanarak çaldığı tespit edilerek sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. 2.09.09.2023 tarihli Kamera İzleme Tutanağına göre eylem saat 05.09 sıralarında gerçekleşmiştir. 3.Sanık savunmasında kendisinde bulunan başka bir motosikletin anahtarıyla katılana ait motosikleti çaldığını ifade etmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenip istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; İlâmda 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uygulanıp ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre cezanın infaz edilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesine karşın, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/3. maddesinde belirlenen ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilemeyeceği , bu hususun 5275 sayılı Kanun'un 108/4. maddesi uyarınca infaz hakiminin görevi kapsamında infaz aşamasında değerlendirilebileceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 15.12.2023 tarihli ve 2023/4467 Esas, 2023/5159 sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1. maddesine göre hüküm fıkrasından tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bölümden “...cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,” ilişkin kısmın çıkartılmasına karar verilmek suretiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.04.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/4962, K. 2024/5353, T. 02.04.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2024-4962-e-2024-5353-k-7724d13d5453