Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/4048 E. 2026/8318 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/4048
- Karar No
- 2026/8318
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/4487 E., 2023/4321 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... ve müdafiinin temyiz istemlerinin; "Diğer sanık ...'ın müvekkili hakkındaki beyanlarının atfı cürüm niteliğinde olduğuna, ... isimli sanığın, mağdura ait aracın kendisinde olduğunu ve esasen kendisinin bu aracı kullandığını 31.07.2021 tarihli kolluk ifadesiyle tevilli olarak ikrar ettiğine, suça konu araç üzerinde müvekkile ait parmak izi bulunamadığına, sanık ...'ın, kamera kayıtlarında tespit edilen kişinin, komşusu olan...olduğunu söylediğine, baz istasyon verilerinin delil değeri bulunmadığına, müvekkilin üzerine atılı suçun kullanma hırsızlığı kapsamında olup olmadığı hususunu değerlendirmediğine, müvekkilinin üzerine atılı suçları işlediğine dair mahkûmiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince yerel mahkemenin mahkumiyet hükmünün kaldırılarak müvekkili hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine", sanık ... müdafiinin temyiz isteminin; "Müştekinin beyanları dışında dosyada atılı suçlamaları müvekkiline bağlayan hiçbir delilin bulunmadığına, büyükşehirlerde aynı baz istasyonundan sinyal verilerinin olmasının hukuken bir anlam ifade etmeyeceğine, eksik inceleme ve araştırmayla varsayıma dayalı olarak karar verildiğine, delillerin takdirinde hataya düşüldüğüne, müvekkili hakkında verilen cezanın yerinde olmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanığın beraat etmesi gerektiğine ve müvekkilin üzerine atılı suçun kullanma hırsızlığı kapsamında olup olmadığı hususunu değerlendirmediğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar hukuka uygun bulunduğundan, sanıklar müdafilerinin ve sanık ...'ın yerinde görülmeyen temyiz istemlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Kayseri 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.