Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/391 E. 2024/11763 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2024/391
Karar No
2024/11763
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2011/285 E., 2011/325 K. SUÇLAR : Mala zarar verme, tehdit TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.12.2023 tarihli ve KYB-2023/125016 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre; yasaklanmış hakların geri verilmesi, belli bir suç veya cezaya mahkûmiyete bağlı olarak gerek Türk Ceza Kanunu’nda, gerekse diğer kanunlarda öngörülen çeşitli hak yoksunluklarının kaldırılmasını sağlayan hukuki bir düzenleme olup, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 121 ve 124. maddeleri ile 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usul Kanunu’nun 416 ve 420. maddelerinde yer alan "yasaklanmış hakların geri verilmesi" kurumuna, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nda yer verilmediği, 19/12/2006 tarihinde yürürlüğe giren ve 5560 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un 38. maddesiyle 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’na 13/A maddesi eklenmek suretiyle tekrar düzenlendiği, bu düzenleme ile ceza mahkûmiyetinden doğan müebbet hak yoksunluklarının giderilmesi amaçlandığı, 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’na eklenen 13/A maddesinde, 5237 sayılı Kanun dışındaki kanunların belli bir suçtan dolayı veya belli bir cezaya mahkûmiyete bağladığı hak yoksunluklarının giderilebilmesi için, yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebileceği, bunun için, anılan Kanun'un 53. maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları saklı kalmak kaydıyla, mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıllık bir sürenin geçmiş olması gerektiğinin belirtildiği, yasaklanmış hakların geri verilmesi için cezanın infaz edilmiş olması ve kişinin infazın tamamlanmasından itibaren üç yıllık süre içerisinde yeni bir suç işlememesi ve hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda mahkemede bir kanaatin oluşması gerekeceği, bu nedenle, mahkûm olduğu erteli hapis cezası 09/09/2011 tarihinde kesinleşen hükümlünün talebinin yukarıda izah edilen 5352 sayılı Kanun’a eklenen 13/A maddesi kapsamındaki yasaklanmış haklarının iadesi niteliğinde olup, mahkemece talebin kabulü ile bu yönde araştırma yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Sultanbeyli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.07.2011 tarihli ve 2011/285 Esas, 2011/325 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1 ve 62. maddeleri uyarınca erteli 3 ay 10 gün hapis cezası ve aynı Kanun'un 106/1-1.cümle ve 62. maddeleri uyarınca erteli 5 ay hapis cezası ile mahkûmiyetine karar verilen ve hakkındaki bu mahkûmiyet hükmünün kesinleşmesinin ardından hükümlünün 18.08.2022 tarihli dilekçesi ile yasaklanmış haklarının iadesi isteminde bulunduğu halde, mahkemece hak yoksunluğunun kendiliğinden ortadan kalktığının tespitine karar verildiği anlaşılmıştır. Yasaklanmış hakların geri verilmesi, belli bir suç veya cezaya mahkûmiyete bağlı olarak gerek Ceza Kanunu’nda, gerekse diğer kanunlarda öngörülen çeşitli hak yoksunluklarının kaldırılmasını sağlayan hukukî bir düzenleme olup, 765 sayılı Kanun'un 121 ve 124. maddeleri ile 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 416 ve 420. maddelerinde yer alan “yasaklanmış hakların geri verilmesi” kurumuna, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'da ve 5271 sayılı Kanun’da yer verilmemiş, 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren ve 5560 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’un 38. maddesiyle 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’na 13/A maddesi eklenmek suretiyle tekrar düzenlenmiştir. Bu düzenleme ile ceza mahkûmiyetinden doğan müebbet hak yoksunluklarının giderilmesi amaçlanmıştır. 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’na eklenen 13/A maddesinde, 5237 sayılı Kanun dışındaki kanunların belli bir suçtan dolayı veya belli bir cezaya mahkûmiyete bağladığı hak yoksunluklarının giderilebilmesi için, yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebileceği, bunun için, aynı Kanun'un 53. maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları saklı kalmak kaydıyla, mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıllık bir sürenin geçmiş olması gerektiği belirtilmektedir. Yasaklanmış hakların geri verilmesi için cezanın infaz edilmiş olması ve kişinin infazın tamamlanmasından itibaren üç yıllık süre içerisinde yeni bir suç işlememesi ve hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda mahkemede bir kanaatin oluşması gerekecektir. Bu itibarla, mahkûm olduğu adlî para cezasını infaz eden hükümlünün talebinin yukarıda izah edilen 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’na eklenen 13/A maddesi kapsamındaki yasaklanmış haklarının iadesi niteliğinde olup, mahkemece talebin kabulü ile bu yönde araştırma yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, hükümlü hakkındaki hapis cezaları 5237 sayılı Kanun'un 51/7. maddesi gereğince denetim süresi sonunda tamamen infaz edilmiş sayıldığından, mahkûm olunan suç nedeniyle herhangi bir hak yoksunluğunun bulunmadığına ve hapis cezalarının infaz edilmeleriyle birlikte kendiliğinden ortadan kalktığının tespitine kararı verilmesi ile yetinilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, İstanbul Anadolu 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.10.2022 tarihli ve 2011/285 Esas, 2011/325 Karar sayılı ek kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin Yerel Mahkemece yerine getirilmesine, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/391, K. 2024/11763, T. 16.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2024-391-e-2024-11763-k-0c2d4f7c614d