Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/3896 E. 2024/20055 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/3896
- Karar No
- 2024/20055
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/560 E., 2023/2501 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvuruların esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Bursa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2021 tarihli ve 2019/406 Esas, 2021/67 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 28.01.2022 tarihli ve 2021/1093 Esas, 2022/205 Karar sayılı kararı ile sanık ... açısından " TCK' nın 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK' nın 150/3. ve 188/1. maddeleri uyarınca sanıklar Mutlu ve Şahin'in savunmalarının müdafii huzurunda alınması gerekirken, müdafi huzurunda savunmaları alınmadan yargılamaya devam edilerek karar verilmesinin, CMK' nın 289/1-e maddesinde yer alan duruşmada bulunması zorunlu olan kişilerin yokluğunda karar verilmesine ilişkin düzenlemeye açıkça aykırılık oluşturması", sanık ... açısından ''Cezaevinde olduğu anlaşılan sanık ...'in, duruşmadan vareste tutulma talebi ve bu yönde verilmiş bir karar olmamasına rağmen, hükmün tefhim edildiği celsede hazır edilmeyerek, CMK'nın 193/1, 194/1. maddelerine aykırı hareket edildiği, bu durumun, CMK'nın 289/1-e maddesinde belirtilen "Cumhuriyet Savcısı veya duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken diğer kişilerin yokluğunda duruşma yapılması'' gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararının 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-e maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, ayrıca Bölge Adliye Mahkemesince karar verilmesi hâlinde hükmün temyizinin mümkün olacağı ve bu şekilde tarafların kanun yoluna başvurma hakkının kısıtlanmayacağı gözetilerek; Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 28.01.2022 tarihli ve 2021/1093 Esas, 2022/205 Karar sayılı kararı, bozma üzerine Bursa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.12.2022 tarihli ve 2022/274 Esas, 2022/1109 Karar sayılı kararının hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu belirlenerek buna göre yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.